Chut türkçesi Chut nedir

  • Vietnam'da yaşayan etnik bir grup.
  • Çut.
  • Sabırsızlık veya süpriz ifade etmek için kullanılan ifade.

Chut ile ilgili cümleler

English: Valentina became interested in parachute jumping when she was young.
Turkish: O gençken Valentina paraşütle atlamayla ilgilenmeye başladı.

English: Ali and Mary have jumped together from Pulpit Rock with a parachute. It was a short but magical experience.
Turkish: Ali ve Mary birlikte Pulpit Rock'tan paraşütle atladılar. Kısa ama büyülü bir deneyimdi.

English: Tom's parachute didn't open.
Turkish: Tom'un paraşütü açılmadı.

English: Don't forget to open your parachute!
Turkish: Paraşütünüzü açmayı unutmayın.

Chut ingilizcede ne demek, Chut nerede nasıl kullanılır?

Chute : Şut. Çamaşır atılan baca. Boşaltma oluğu. Kanal. Kayılan yer. Oluk. Akıntı. Paraşüt. Çöp atılan baca. Kızak pisti.

Chute door : Oluk kapağı.

Chute gate : Oluk kapağı.

Chute the chute : Kayılan yer.

Chute the chutes : Kayılan yer.

Chutists : Paraşütçü. Bir paraşütle uçaktan atlayan kimse.

Chutzpa : Cüret. Küstahlık.

Chuting : Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Çut.

Chutzpah : Cüret. Küstahlık.

Chute trap : Oluk sürgüsü.

İngilizce Chut Türkçe anlamı, Chut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Part : Kısımlara ayırmak. Parça. Tarakla ayırmak. Pay. Elden çıkarmak. Kısmen. Rol. Ayırmak. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Ayrılmak.

Cut down : Kesmek. Kesip düşürmek. Devirmek. Azaltmak. Kısaltmak. Biçmek. Öldürmek. Boydan boya kesmek. Masraf kısmak.

Slash : Yırtmaç yapmak. Yırtmak. Kesmek (kesici bir aleti kuvvetle savurarak). Yara açmak. Yarmak. Kırbaçlamak. Yırtmaç. Rasgele vurmak. İşeme.

Crosscut : Enine kesmek. Enine kesim. Enine. Başkesit. Suyuna dik. Suyuna dik kesme. Enine kesiş. Kroskat. Enine kesen. Enine kesilmiş.

Cut away : Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Tüymek. Kesip atmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağlayıcı çekim. Kesip çıkarmak. Budamak. Kesip çıkartmak. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim.

Bevel : Pah. Eğim vermek. Eğim. Oynar kollu gönye. Eğik kesmek. Şevlemek. Şev vermek. Eğrilik. Eğimli yapmak. Açı.

Snick : Hafifçe dokunmak. Kesik. Çentmek. Hafif vuruş. Kesmek. Çentik.

Cut up : Biçmek. Oyuncu. Doğramak. Yıkmak. Dümenci. Hilekar. Düzenbaz. İncitmek. Üçkağıtçı. Mahvetmek.

Seal off : Yol kesmek. Girişi çıkışı engellemek. Soyutlamak. Yalıtmak. Kapatmak. Kapamak. Tecrit etmek. Mühürlemek. Tıkamak.

 

Slice : Dilmek. Dilim dilim etmek. Servis spatulası. Spatula. Kesme vuruşu (tenis). Hisse. Biçmek. Kesmek. Dilimlemek. Pay.

Chut synonyms : discerp, chip at, manicure, tomahawk, bore, cube, rip, pink, trim, tap, dock, slice up, furrow, chip, break off, divide, chop, sabre, bang, chamfer, slam, bob, separate, nip off, plane, saw, shave, julienne, sever, hack, lop, chatter, seal.

Chut zıt anlamlı kelimeler, Chut kelime anlamı

Open : Genişletmek. Bildirmek. Açmak. İçten. Geniş. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Karara bağlanmamış. Ferah. Kısık olmayan (ses). Fora etmek.