Cibi nedir, Cibi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Cılız, zayıf.

Bebek, süt çocuğu.

[Bakınız: cücük].

[Bakınız: cibar].

[Bakınız: çibi].

Aile.

Post.

Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı.

Keten tohumu.

Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv.

Oğlak.

Cibi ile ilgili Cümleler

  • Ali arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.
  • Ali cibinlik altında uyudu.
  • Şunu çok net söyleyeyim ki sen bu sorunu çözecek cibiliyette değilsin.
  • Sen patronum olamayacak kadar cibiliyetsiz kahpenin tekisin.

Cibi tanımı, anlamı

Cibi cibi : Keçiyi çağırma ünlemi

Cibicibi : İyice.

Cibicik : Alkış.

Cibicik çalmak : Alkışlamak, el çırpmak.

Cibiciklemek : Alkışlamak, el çırpmak.

Cibiç cibiç : Keçiyi çağırma ünlemi.

Cibide : Bilye oyunu.

Cibigöz : Küçük göz.

Cibik : Köşe. Cin mısırı. Her işe burnunu sokan kişi. Çapak. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Alkış.

Cibil : Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Cılız, zayıf. Terbiyesiz, şımarık. Sulu çamur. Küçük bir cins yaban ördeği. Çırpı, an: Bir cibilde yaparım. Çapak. Bataklık. Suyun sığ yeri.

Cibil cibil : Yaranın sulanmasını anlatır.

Cibil cibil yunmak : Bol su ile yıkanmak.

Cibil hurç etmek : Emanet veya ödünç verilmiş şeyi alıp kendine mal etmek.

Cibildek : Sulu çamur. [Bakınız: cibil]. Su birikintisi. Küçük su birikintisi.

 

Cibildemek : Kurbağa, kaplumbağa gibi hayvanlar suda yüzerken ses çıkarmak.

Cibilemek : Kuş ve tavuk yumurtadan yavru çıkarmak. Yüzmek. İstek duymak. Acele etmek.

Cibilik : Kuş.

Cibille : Semizotu.

Cibilli : Çapaklı (göz hakkında).

Cibilli tavuk : Taneleri iyice gelişmemiş üzüm salkımı.

Cibillik : Sulu çamur. Gübreli ve karanlık yer. Arıların bol bulunduğu yer. [Bakınız: çipil III]. Bataklık.

Cibiltin olmak : Yağmurdan sonra sulu çamur olmak.

Cibimek : Suda yumuşamak: Deri suda cibir.

Cibinar : Cimri.

Cibinden çıharmak : Bir şeyin küçük ve değersiz olduğunu belirtmek için söylenir.

Cibindirik : Cibinlik. Üzüm posası. Cibinlik, sineğe karşı tülden yapılan korunak.

Cibinnik : Cibinlik. Gelin başörtüsü.

Cibinören : Şanlıurfa şehri, Böğürtlen nahiyesine bağlı bir bölge.

Cibir : Tüyü dökülmüş. Cılız, zayıf. Üç dizi zincirden yapılmış gerdanlık.

Cibir cibir : Yaranın sulanmasını anlatır.

Cibirdemek : Pırıl pırıl parlamak (göz hakkında).

Cibire : Üzüm posası.

Cibirik : Çapak.

Cibiş : Kirpiği kısa ve az olan. Ufak tefek. Çapak. Bir yaşındaki dişi keçi yavrusu.

Cibiş cibiş : Koyun ve keçiyi çağırma ünlemi.

Cibişce : Bir yaşındaki dişi keçi yavrusu.

Cibit : Çırpı, an. Sırılsıklam, ıslak.

Cibiz : Dişi devenin erkek deveyle çiftleşmek istemesi.

Cibilliyet : Yaradılış.

Cibilliyetsiz : Soysuz, sütü bozuk.

Cibilliyetsizlik : Cibilliyetsiz olma durumu.

Cibin : Sinek.

Cibinlik : Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.

Cins cibilliyet : Nitelik. Asıl, soy sop.

Diğer dillerde Ciaccio boyası anlamı nedir?

İngilizce'de Ciaccio boyası ne demek ? : ciaccio’s stain