Bu sayfada Cibil ne demek nedir cibil hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi cibil resimleri yazıları türkçesi ne demek cibil ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller cibil hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Cibil nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Cılız, zayıf. Terbiyesiz, şımarık. Sulu çamur. Küçük bir cins yaban ördeği. Çırpı, an: Bir cibilde yaparım. Çapak. Bataklık. Sulu çamur. Suyun sığ yeri. Cibi :...
Cibil hurç etmek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Emanet veya ödünç verilmiş şeyi alıp kendine mal etmek. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane da...
Cibildemek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kurbağa, kaplumbağa gibi hayvanlar suda yüzerken ses çıkarmak. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kes...
Cibilik nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kuş. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Kümes hayvanlarının yavrusu, civc...
Cibilli nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Çapaklı (göz hakkında). Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Kümes hayvanla...
Cibillik nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Sulu çamur. Gübreli ve karanlık yer. Arıların bol bulunduğu yer. [bkz: çipil III]. Bataklık. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örme...
Cibilliyetsiz nedir Cibilliyetsiz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. Cibilliyet : Yaradılış. Cibilliyetsizlik : Cibilliyetsiz olma durumu. Soysuz : Kötü tanınmış, ahlaksız. Soyunun özelliklerini yitirmiş olan (kimse, bit...
Cibiltin olmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Yağmurdan sonra sulu çamur olmak. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Küme...
Cibil cibil nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Yaranın sulanmasını anlatır. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Kümes hay...
Cibil cibil yunmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Bol su ile yıkanmak. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Kümes hayvanların...
Cibildek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Sulu çamur. [bkz: cibil]. Su birikintisi. Küçük su birikintisi. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya ke...
Cibilemek nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Kuş ve tavuk yumurtadan yavru çıkarmak. Yüzmek. İstek duymak. Acele etmek. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fın...
Cibille nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Semizotu. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Kümes hayvanlarının yavrusu,...
Cibilli tavuk nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Taneleri iyice gelişmemiş üzüm salkımı. Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [bkz: cücük]. [bkz: cibar]. [bkz: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu...
Cibilliyet nedir Cibilliyet; kökeni arapça dilinden gelmektedir. Cins cibilliyet : Asıl, soy sop. Nitelik. Cibilliyetsiz : Soysuz, sütü bozuk. Cibilliyetsizlik : Cibilliyetsiz olma durumu. Yaradılış : Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ...
Cibilliyetsizlik nedir Cibilliyetsiz : Soysuz, sütü bozuk. Cibilliyet : Yaradılış. Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi,...