Cibillik nedir, Cibillik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sulu çamur.

Gübreli ve karanlık yer.

Arıların bol bulunduğu yer.

[Bakınız: çipil III].

Bataklık.

Cibillik anlamı, tanımı

Cibi : Cılız, zayıf. Bebek, süt çocuğu. [Bakınız: cücük]. [Bakınız: cibar]. [Bakınız: çibi]. Aile. Post. Sepet örmekte kullanılan fındık veya kestane dalı. Keten tohumu. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Oğlak

Cibil : Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Cılız, zayıf. Terbiyesiz, şımarık. Sulu çamur. Küçük bir cins yaban ördeği. Çırpı, an: Bir cibilde yaparım. Çapak. Bataklık. Suyun sığ yeri.

Cibilli : Çapaklı (göz hakkında).

Karanlık : Işık olmama durumu. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Işıksız.

Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

Gübreli : Gübrelenmiş olan.

Bataklı : Bataklığı olan (yer).

Arılar : Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.

Gübre : Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre.

Batak : Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

 

Çamur : Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

Karan : Yapışkan ve kokulu yaprağı olan, bodur funda boyunda dikensiz bir bitki. Yaban nanesine benzeyen bir bitki. [Bakınız: karağan]. Kahraman, yürekli. Karanlık.

Çipil : Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş (göz).

Bata : Arapça kökenli battâl: Büyük, işe yaramaz (Erzincan Merkez). Bu yıl: Bâta yağış fazla oldu. Bu kere, bu kez: Bâta unumuz iyi üvündü.

Çipi : Küpe.

Arıl : “Temizlen, arın” anlamında kullanlıan bir isim”. Gaziantep şehrinde, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Sulu : Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

 

Bol : İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

Diğer dillerde Ciaccio boyası anlamı nedir?

İngilizce'de Ciaccio boyası ne demek ? : ciaccio’s stain