Cinematic türkçesi Cinematic nedir

  • Sinematik.
  • Sinemaya ait.
  • Sinema özelliğinde.
  • Sinemayla ilgili.
  • Sinemaya özgü.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Sinemaya özgü olan, sinema özelliği taşıyan, sinemaya gider özellikleri bulunan. sinemayla ilgili.

Cinematic ingilizcede ne demek, Cinematic nerede nasıl kullanılır?

Cinematic space : Bir filmde kurgu yoluyla yaratılan, çekimler arasındaki ilişkiden doğan, yalnız görüntülerde gerçeklik kazanan, doğada ancak bazı öğeleri yer alan, filme özgü uzay. (filmsel uzay, birbirini izleyen çekimlerdeki ayrı ayrı uzayların bir bütün oluşturmasıyla ortaya çıkar). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmsel uzay.

Cinematic time : Filmsel zaman. Bir filmde kurgu yoluyla yaratılan, çekimler arasındaki ilişkiden doğan, yalnız görüntülerde var olan, filme özgü zaman. (sinemacı, zamanı doğal akışıyla yansıtabileceği gibi, bu akışı hızlandırabilir, yavaşlatabilir, alt üst edebilir, tersine döndürebilir, zaman içinde atlamalar yapabilir, gerçek yaşamda bir araya gelmesi olanaksız zaman bölümlerini (geçmiş zaman, gelecek zaman, şimdiki zaman) yan yana getirebilir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cinematically : Sinematik olarak. Sinema özelliğinde. Sinemaya özgü şekilde.

Cinematics : Sinemayla ilgili. Film yapma sanatı. Sinematik. Sinema sanatı. Sinemaya ait. Sinema özelliğinde. Sinemaya özgü.

 

Uncinematic : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemadışı. Sinema sanatının gereklerine, niteliklerine, özelliklerine aykırı düşen; sinemaya uymayan.

Cinematograph register : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema kütüğü. Sinema alanındaki türel işlemlerin saptanmasıyla görevli resmi kuruluş.

Cinematograph act : Sinema yasası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ülkedeki sinema çalışmalarını ya da bu çalışmaların bir bölümünü düzene bağlamak amacıyla çıkarılmış yasa.

Cinematographer : Fotoğraf yönetmeni. Sinematograf. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü yönetmeni. Alıcı yönetmeni. Film çeken kimse. Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse.

Cinematographic : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemalık. Sinematografik. Film makinesi. Sinemacılık. Sinema makinesiyle ilgili. Sinematik. Sinemaya özgü olan, sinema özelliği taşıyan, sinemaya gider özellikleri bulunan. sinemayla ilgili.

Cinematograph film : Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Film. Sinematograf film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Cinematic Türkçe anlamı, Cinematic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cinematic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cinematographic : Sinemacılık. Film makinesi. Sinema makinesiyle ilgili. Sinemalık. Sinematografik.

Cinematheque : Yenilikçi veya yüksek kaliteli filmlerin gösterimine ayrılmış sinema salonu.

Cinemateque : Yüksek kalite filmlerin gösterimine ayrılmış özel sinema salonu.

Kinematics : Devinim bilimi. Kinematik. Kinematik bilgisi.

Cinematheques : Yenilikçi veya yüksek kaliteli filmlerin gösterimine ayrılmış sinema salonu.

Cinematically : Sinemaya özgü şekilde. Sinematik olarak.

Cinematics : Film yapma sanatı. Sinema sanatı.

Cinematic ingilizce tanımı, definition of Cinematic

Cinematic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Kinematic].