City state türkçesi City state nedir

  • Site kent.
  • Site devleti.
  • Şehir devleti.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Kent devleti.
  • Kentdevleti.
  • Eski zamanlarda, kendi yasaları ile yönetilen bir ya da birkaç kentten oluşan devlet.

City state ingilizcede ne demek, City state nerede nasıl kullanılır?

City : Belde. Büyük kasaba. Şehir. Kent. Şehir halkı. Megapol. İngiltere'de. Katedrali olan büyük yerleşim yeri. Büyük yerleşim yeri. Bulunduğu il.

State : Söylemek. Hal. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Tantana. Belirlemek. Eyalet. Vaziyet. Toplumun siyasal örgütlenişi. toplumdaki siyasal örgütlerin tümü. Stres. Ayıtmak.

City article : Maliye ve ticaretle ilgili makale.

City beautiful movement : Güzel kent akımı. 1 yüzyıl sonu ve 2 yüzyıl başlarında ortaya çıkan ve kentsel çevreyi oluşturan önemli öğeler olarak, kent özeklerinin, anıtların ve deniz, akarsu ve göl kıyılarının korunmasına, düzenlenmesine önem veren kentçilik akımı.

City block : Kesişen sokaklarla ayrılan blok. Yapı adası. Ada. Çevresi yollarla çevrili, yerbölümlere ayrılmış kent toprağı ile bu topraklar üzerine oturtulmuş yapılardan oluşan küçük bir kent dilimi yapı adası. Caddelerle çevrilmiş dikdörtgen boşluk (genellikle bir banliyo bloğundan daha büyük ebatta).

 

City center : İl merkezi. Şehir merkezi. Kent özeği.

İngilizce City state Türkçe anlamı, City state eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak City state ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barbarian : Vahşi. Zalim. Uygarlaşmamış kimse. Yabancı. Barbar. Uygarlaşmamış. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Gaddar. Kaba.

Almanac : Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Günbilik. Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap. Yıllık. Almanak.

Barbary : Berberi. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Mağrip. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas.

Barricade : Barikat kurmak. Engel. Set çekmek. Siper. Tabur. Barikat. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Geçiş engeli. Mania.

Acropolis : İç kale. Akropol. Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer.

Apostle : İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Bir hareketin lideri. Lider. Dönme. Havari. Apostol. Önder. Misyoner.

Armour : Silah. Zırhla kaplamak. Korumalık. Güney dakota eyaletinde şehir. Yarak. Zırhlı güçler. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırh. Zırh kablo.

 

Armistice : Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Silahları bırakma. Ateşkes. Savaşı bırakma. Mütareke. Silah bırakma.

Axis powers : Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri. Eksen devletleri.

Areopagite : Areopagit. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi.

City state synonyms : areopag, archon, archives, autocracy, archer, antiquity.