Clapper türkçesi Clapper nedir

  • Kaynana zırıltısı.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Oyunun alkışlanacak yerlerinde çekimser seyirciye önayak olup onun da alkışlanmasını sağlamak ereğiyle tutulmuş alkışçı.
  • Klaket.
  • Dil.
  • Şakşakçı.
  • Alkışçı.
  • Bazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı.
  • Çan tokmağı.
  • Çan dili.
  • Eski tiyatrolarda alkışlamak için parayla tutulan kişi. (bk. şakşakçı).
  • Kaynana zırıltısı (argo terim).
  • Eski tiyatrolarda oyunun alkışlanacak yerlerinde seyirciyi etkileyip alkışlamasını sağlayan görevli kişi. oyunun tümünü onaylatabilmek için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, yaptığı iş karşılığında belli bir ücret alırdı.
  • Alkışlayıcı kimse.

Clapper ingilizcede ne demek, Clapper nerede nasıl kullanılır?

Clapper board : Çekim tahtası (film).

Clapper boy : Çekim tahtasını her çekimin başında alıcının önünde tutarak şakşağı kullanan kimse. Şakşakçı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Clapper loader : Şakşakçılık ve takıcılık işlerini birlikte gören kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şakşakçı-takıcı.

Bell clapper : Çan tokmağı.

Clapperboard : Bir filmin başlangıcında hafifçe birbirine vurarak kenetlenen ve sonra ses ve görüntüyü senkronize etmekte kullanılan iki levha parçadan yapılan fotoğrafik cihaz. Film çekim tahtası.

 

Clap eyes on : Gözüne çarpmak. Dikkatini çekmek. Gözü ilişmek. Gözüne ilişmek. Fark etmek.

Clapped out : Dökük. Enerjisi tükenmiş. Yorgun. Bitkin. Harcanmış. Tükenmiş. Ahı gitmiş vahı kalmış. Ağır kullanımdan dolayı eskimiş. Külüstür. Bitmiş.

Clapped hands : Alkış. El çırpma. Yüksek bir ses çıkarmak için bir insanın iki elini şaplatması.

Clapping : Alkışlama. Alkış sesi. Alkışlayan. Zırıltı. Alkış.

Hand clapping : Alkışlama.

İngilizce Clapper Türkçe anlamı, Clapper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clapper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lauder : Metheden kimse. Takdir eden. Öven kimse. Saygılarını sunan kimse.

Slates : Yazı taşı. Aday listesi. Yazı tahtası. Barut rengi. Arduvaz. Kayağantaş. Film çekim tahtası.

Taste bud : Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar. Lezzet tomurcuğu. Tat tomurcuğu. Tat alma organı. Tat alma cisimciği.

Glosso : Dille ilgili.

Tongue : Uzantı. Konuşmak. Ayakkabı dili. Söz. Lisan. Ahşap geçmenin çıkıntılı kısmı. Konuşma. Zıvana dili. Erkek parça.

 

Allegory : Yerine. Alegori. Kinaye. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Dokundurma. Orunlama.

Toadying : Yağ çekmek. Dalkavukluk etmek. Yalaka. Yaltaklanmak. Kuyruk sallayıcı. Yağcı. Yaltakçı. Dalkavuk. Yalakalık etmek.

Applauders : Alkışlayan kimse. Alkışlayan ve tezahürat yapan kimse.

Articulator : İfade eden bir şey. Eklemleyici. Takma diş yapma aleti. Telaffuz ile ilgili olan organ. Artikülatör.

Rottle : Çoğunlukla dinsel törenlerde kullanılan ve içinde cinlerin, ruhların bulunduğu kabul edilen; sapından tutulup hızla çevrildiğinde kulak tırmalayıcı ses çıkaran ağaçtan yapılma araç.

Clapper synonyms : rima oris, gustatory organ, oral fissure, acting manager, langue, rattle, language, abstract theatre, dialect, laudators, lingua, alto, after piece, actor manager, tastebud, clappers, bell clapper, adaptability, act drop, amateur theater, abstractionism, active hero, toadeater, lingoes, organ, langues, linguiform, laudator, toadied, glossa, neck, clapper boy, mouth.

Clapper ingilizce tanımı, definition of Clapper

Clapper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A rabbit burrow. A person who claps.