Clarioned türkçesi Clarioned nedir

Clarioned ingilizcede ne demek, Clarioned nerede nasıl kullanılır?

Clarionet : Klarnet. Tahta nefesli enstrüman.

Clarion call : Kalk borusu.

Clarion voice : Boru sesi.

Clarion : Yüksek ses. Zurna. Boru. Boru ile çalınan müzik. Açık. Vazıh. Berrak ve tiz ses. Boru sesi. Temiz. Duyurmak.

Clarioning : Temiz. Berrak ve tiz ses. Açık. Boru ile çalınan müzik. Vazıh. Duyurmak. Boru. Davulla zurnayla duyurmak. Boru sesi. İlan etmek.

Clarifiable : Açıklanabilir. İzah edilebilir olan.

Clarifier : Durultucu. Temizleyen şey veya kimse. Arıtma aygıtı. Berraklaştırıcı. Arıtıcı. Çöktürme havuzu.

Clarified : Aydınlatılmış. Süzmek. Belirginleşen. Durulmak. Berraklaşmak. Temizlenmek. Arınmak. Berraklaştırmak. Temizlemek. Aydınlanmak.

Clarification : Bir sorunun ya da bir kavramın tüm içerimleriyle açıklanması. Açıklığa kavuşma. Berraklaştırma. Belirtme. Açılma. Arıtma. Açıklığa kavuşturma. Açıklama. Temizleme. Açıklık kazanma.

Clarifier unit : Pissu temizleme döşemlerinde yumaklaşmış maddelerin çöktürüldüğü havuz. Çöktürme havuzu.

İngilizce Clarioned Türkçe anlamı, Clarioned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clarioned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blankest : Tam. Yazısız kağıt. Sövmek. Görüntüsüz (televizyon terimi). Boşluk. Boş kağıt. Açık yer. Boş yer. Boş.

Funnel : Akıtmak. Akıt. Havalandırma deliği. Ağızlık. Baca (vapurda). Işığın dağılımını sınırlayan takı. ışıldağın öndeki tırnaklarına takılır. bunların çeşitli çapta olanları vardır. Koni biçiminde, dar yanında boynu bulunan; doldurma boşaltma ve süzme işlemlerinde kullanılan gereç. Baca gibi yapmak.

Bare : Çıkarmak. Çıplak. Tamtakır. Soymak. Boş. Açmak. Açığa çıkartmak. Açılmak. Süssüz.

Chaster : Basit. İlletli. İffetli. Erdemli. Bozulmamış. Gösterişsiz. Saf. Namuslu. Yalın.

Clarion : Yüksek (ses).

Bleakish : İçi karartıcı. Örtüsüz. Meydanda. Bunaltıcı. Çıplak. Korunmasız. Üzüntü verici.

Bawdies : Müstehcen. Seksle ilgili. Fuhşiyata dair. Terbiyesiz. Sekse ilgi. Açık saçık.

Ductus : Duktus. Kanal. Kanal, yol, boru.

Barer : Tüysüz. Sade. Azıcık. Daha çıplak. Tamtakır. Bomboş. Çıplak. Yapraksız. Yalın.

Bawdy : Terbiyesiz. Fuhşiyata dair. Seksle ilgi. Müstehcen. Açık saçık. Sekse ilgi. Seksle ilgili.

Clarioned synonyms : pipe sound, positive, cleanliest, tarantara, tantaras, clean bill of lading, advertized, bugling, advertize, broadcasted, tooted, bugles, lucent, broadcasts, cleanest, blanker, tantara, loud, exclaim, blaze abroad, clean handed, cleans, bugled, duct, bugle call, ducts, sennets, advertises, sennet, chastest, evident, annunciate, annunciates.

Clarioned zıt anlamlı kelimeler, Clarioned kelime anlamı

Soft : Tatlı. Pest. Sulu. Belli belirsiz. Ilıman. Kolay. Müşfik. Yumuşak başlı. Sevecen. Az zararlı.