Classe türkçesi Classe nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Sınıf.
- Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir taksonomik terim olup takımların bir araya gelmesiyle oluşur. örnek: pisces (balıklar). bazı böcek sosyetelerinde görülen şekil farklılıkları olup belli bir görevi yapan birey toplulukları. işçi, eş, kraliçe gibi. klasis.
Classe ile ilgili cümleler
English: "Tom, do you have school today?" "No, classes were canceled because of the typhoon."
Turkish: "Tom, bugün okulun var mı?" "Hayır, dersler tayfundan dolayı iptal edildi."
English: After lunch we have two more classes.
Turkish: Öğle yemeğinden sonra iki dersimiz daha var.
English: Ali didn't go to his classes today.
Turkish: Ali bugün derslerine gitmedi.
English: Ali and Mary cut classes and went to the zoo.
Turkish: Ali ve Mary okullarını astılar ve hayvanat bahçesine gittiler.
English: Ali cut classes again.
Turkish: Ali tekrar dersleri astı.
Classe ingilizcede ne demek, Classe nerede nasıl kullanılır?
Classed : Kategorize etmek. Saymak. Sınıflandırmak.
Classed catalog : Dizgesel konu kataloğu. Kaynakçasal kimliğini verdiği kitabın içeriğini, kitaplıkta uygulanan sınıflama yönteminin simgeleriyle belirten konu fişlerinin, adı geçen simgelere göre sıralanmalarıyle oluşan konu kataloğu.
Classes : Üst tabaka. Sınıflar. Yukarı sınıflar.
Classes of copyrighted matters : Kütük işlemlerini düzenli olarak yürütebilmek ve hakların yokolmasını ve korunmasını sağlamak amacıyla yapılan sınıflar (abd nde 13 sınıf bulunmaktadır). Yapıt hakkı konusu yapıtların bölümlemeleri.
Alphabetico classed catalog : Abecesel sınıflamalı katalog. Konu fişlerinin tek bir abecesel düzende olması yerine, belli birtakım anabölümlere ve her bölüm içinde de daha alt bölümlere ayrılan ve bunların kendi içlerinde abecesel sıraya konulmasıyle oluşan katalog.
Sight saving classes : Gözleri ileri derecede bozuk olan çocuklar için düzenlenen, bol ışıklı ve içinde olağan ölçülerden daha büyük ders araç ve gereçlerinin kullanıldığı sınıflar. Göz koruma sınıfları.
Social classes : Sosyal sınıflar. Sosyal sınıf. Marksçı kurama göre: üretim güçlerinin belli gelişme aşamalarında üretim araçlarını ellerinde bulundurup bulundurmama durumları, toplumsal işbölümü düzenindeki yerleri, zenginliklerini elde etmede kullandıkları araçlar ve bu toplumsal zenginliklerden aldıkları payın büyüklüğü bakımlarından birbirlerinden ayrılan geniş insan kümeleri. bir bölüm batılı toplumbilimciye göre: gelir düzeyleri, yaşama biçimleri, toplumda gördükleri saygı ölçüsü bakımlarından birbirinden ayrılan, aralarında düşey devinim olanağı bulunan insan kümeleri. Toplumsal sınıflar. Sosyal tabaka.
Number of classes : Aralıklı ya da kümelenmiş bir dağılımda verileri anlamlı çözümlemelere elverişli bir biçimde düzenlemek üzere saptanan aralık sayısı. Bölüt sayısı.
Application foundation classes : (bilgisayar) java-tabanlı uygulamalar kurmak için kullanılan java sınıfı kütüphaneleri (microsoft ürünü). Afc. Uygulama temeli sınıfları.
The leisured classes : Sosyete kesimi. Çalışmayan sınıflar.
İngilizce Classe Türkçe anlamı, Classe eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Classe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Castes : Sosyal sınıf. Sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri. Servet. Kast. Kademe.
Get : Canına okumak. Başlamak. Bulmak. Yakalamak. Getirmek. Başına gelmek. İdrak etmek. Olmak. Varmak. Yapmak.
Estates : Zümre meclisleri. Hal. Ayni haklar. Aşama. Durum. Miras. Emlak. Mülk . Arazi.
Regulate : Düzene sokmak. Yoluna koymak. Ayarlamak. Düzeltmek. Kontrol etmek. Ayar etmek. Bir aracı düzenine koyup, doğru işlemesini sağlamak. Çalışmasını regüle etmek. Düzenleme yapmak.
Impel : Sürmek. Sevk etmek. Harekete geçirmek. Devindirmek. İtmek. Yöneltmek. Zorlamak. Sevketmek.
Stimulate : Dürtmek. Tetiklemek. Canlandırmak. Uyarmak. Teşvik etmek. Tahrik etmek. Kışkırtmak. Kamçılamak. Sinirlendirmek. Gayrete getirmek.
Facilitate : Kolaylık getirmek. Olanak tanımak. Çabuklaştırmak. Hafifletmek. Yardım etmek. Rahatlatmak. Olanak sağlamak. Kolaylaştırmak.
Propel : Sevketmek. İleri doğru sürmek. İleriye doğru sürmek. Yürütmek. İleri sürmek. İtmek. İleriye itmek. Sevk etmek.
Inspire : Telkin etmek. Soluk almak. Telkinde bulunmak. Uyandırmak. Canlandırmak. Sebep olmak. İlham almak. İlham vermek. Aşılamak. Esinlemek.
Evoke : Hissettirmek. Neden olmak. Çağrışım yapmak. Ruh çağırmak. Aklına getirmek. Yol açmak. Hatırlatmak. Anımsatmak. Davet etmek.
Classe synonyms : pioneer, oblige, aardvarks, a chromosome, provoke, make, branch, a cell, shape, instigate, abacus bodies, determine, actuate, denomination, effect, classroom, persuade, category, prompt, a cells, force, abo blood groups system, classis, abiotic factor, caste, move, abambulacral area, influence, lead, effectuate, denominations, induce, initiate.
Classe zıt anlamlı kelimeler, Classe kelime anlamı
Dissuade : Fikrini çelmek. Caydırmak. Çelmek. Cesaret kırmak. Vazgeçirtmek. Vazgeçirmek. Kandırmak. Aklını çelmek.
Continue : Sürdürmek. Devam ettirmek. Devamı gelmek. Ertelemek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Devam etmek. Uzamak. Uzatmak. Dayanmak. Sürmek.

Bu kısımda Classe kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Classe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Classe anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Classe ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.