Clever türkçesi Clever nedir

Clever ile ilgili cümleler

English: A clever student can answer such a question easily.
Turkish: Akıllı bir öğrenci böyle bir soruyu kolayca cevaplayabilir.

English: Ali is a very clever man.
Turkish: Ali çok kurnaz bir adam.

English: Ali is a very clever boy.
Turkish: Ali çok akıllı bir çocuk.

English: Ali is a clever boy.
Turkish: Ali akıllı bir oğlan.

English: A dog is a clever animal.
Turkish: Köpek akıllı bir hayvandır.

Clever ingilizcede ne demek, Clever nerede nasıl kullanılır?

Clever clever : Kendini zeki göstermeye çalışan tip. Kendini akıllı sanma ya da gösterme. Kendini göstermeye çalışan. Akıllı ve yetenekli görünme meraklısı.

Clever dick : Akıllı görünmeye çalışan kimse. Çok bilmiş. Ukala. Bilgiçlik taslayan. Sivri akıllı. Herşeyi bildiğini zanneden. Ukala dümbeleği. Zeki geçinen tip. Kendini beğenmiş.

Clever person : Cin.

Be too clever by half : Zekasına çok güvenmek.

Too clever by half : Fazla akıllı. Anasının gözü. Aklını beğenmiş. Kaçın kurası. Kendini zeki sanan. Sivri.

Clevises : Kenet demiri. Çatal.

Cleverness : Akıllılık. Beceriklilik. Zekilik. Maharetlilik. Zeka. Parlak zekalılık.

 

Cleveland : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Mississippi eyaletinde şehir. Ohio'da (abd) bir şehir. Georgia eyaletinde şehir. Birleşik devletler'in 22'nci ve 24'üncü devlet başkanı (1885-89, 1893-97). Grover cleveland (1837-1908). North carolina eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de bölge.

Cleverer : Zarif. Cin gibi. Esprili. Akıllı. Zeki. Becerikli. Daha zeki veya akıllı. Yetenekli.

Very clever : Zehir gibi. Şeytan gibi. Çok zeki.

İngilizce Clever Türkçe anlamı, Clever eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clever ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aptest : Muhtemel. Uygun. Yerinde. Yatkınlık. Eğimli. Çabuk kavrayan. Eğilimli. Mümkün.

Elfin : Periye benzer. Neşeli. Hayat dolu. Peri benzeri. Peri gibi. Perimsi. Yaramaz. Küçük. Peri veya cinlere ait.

Connoisseurs : Mütehassıs. Ehil. Meraklı. Eksper. Erbap. Duayen. Uzman.

Bright : Parlayan. Şanlı. Berrak. Işıltılı. Neşeli. Aydınlık. Şaşaalı. Muhteşem.

Defter : Daha beceriklisi. Eli yatkın.

Intelligent : Anlayışlı. İzan sahibi. Yaman. Kabiliyetli.

Clearheaded : Temiz ve açık bir şekilde düşünebilir. Tamamen uyanık. Tetikte. Anlayışlı. Mantıklı. Aklı başında. İyi düşünen. Sıkıntılı olmayan.

Burnished : Işıltılı. Parıldayan.

Abler : Yapabilen. Beceri gerektiren. Gücü yeten. Daha muktedir. Ebilen. Muktedir.

Brain : Kafasına ağır bir darbe indirmek. Akıl. Kafasına patlatmak. Beynini dağıtarak öldürmek. Zeka. Kafalı kimse. Dimağ. Beynini patlatmak. Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum.

 

Clever synonyms : as sharp as a needle, adept, richer, candescent, cannier, brightly, saltier, brilliant, aglow, cagey, argents, artist, brighter, elfish, puckish, bonnier, apt, ardent, brainiest, braining, facetious, adroit, wilier, impishly, nanoid, craftsman, brainy, aureate, epigrammatical, astute, cuter, rich, cutes.

Clever zıt anlamlı kelimeler, Clever kelime anlamı

Stupid : Sersem. Ahmak. Aptalca. Aptal. Saçma. Salak. Beyinsiz. Kakavan. Hışır. Kafasız.

Unintelligent : Kalın kafalı. Kavrayışsız. Zeki olmayan. Akılsız. Zekasız. Aptal.

Clever ingilizce tanımı, definition of Clever

Clever kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Expert. Possessing quickness of intellect, skill, dexterity, talent, or adroitness.