Coagulants türkçesi Coagulants nedir

  • Pıhtılaşmaya sebep olan madde.
  • Pıhtılaştırıcı.

Coagulants ingilizcede ne demek, Coagulants nerede nasıl kullanılır?

Anticoagulants : Pıhtılaşmayı önleyen madde. Koagülasyonu önleyen madde (tıp veya medikal terimi). Antikoagülanlar. Pıhtıönler. Antikoagulanlar.

Coagulant : Pıhtılaştıran. Pıhtılaşmaya neden olan. Koagülant. Pıhtılaşmaya sebep olan madde. Topaklaştırıcı. Koagülan. Pıhtılaştırıcı madde. Pıhtılaştırıcı. Curuf toplayıcı.

Anticoagulant : Antikoagulant. Antikoagulan. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen herhangi bir madde, antikoagülan. Kan sulandırıcı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koagülasyonu önleyen madde (tıp veya medikal terimi). Antikoagülan. Pıhtı önler. Antikoagülant. Pıhtı önleyici.

Coagulan factor : Koagülan faktör. K vitamini.

Oral anticoagulans : Karaciğerde yapılan pıhtılaşma faktörlerinin üretimini bozarak dolaylı yoldan pıhtılaşma engelleyici etkiye neden olan ve ağız yoluyla kullanılan ilaçlar. Oral antikoagülanlar.

Coagulates : Topaklaşmak. Pıhtılaşmak. Pıhtılaş. Koyulaşmak. Pıhtılaştırmak. Koyulaştırmak.

Coagula : Pıhtı.

Coagulate : Topaklaşmak. Pıhtılaştırmak. Pıhtılaşmak. Koyulaşmak. Koyulaştırmak. Pıhtılaş.

Coagulable : Pıhtılaşabilir. Pıhtı oluşturabilir. Durum değiştirebilir. Pıhtılaşır. Daha kalın ve yoğun bir kitleye dönüşebilir.

 

Coagulated : Pıhtılaş. Pıhtılaşmış. Pıhtılaşık.

İngilizce Coagulants Türkçe anlamı, Coagulants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coagulants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coagulators : Kanın pıhtılaşmasına sebep olan madde. Pıhtılaşmaya neden olan madde. Pıhtılaştırıcı madde.

Coagulator : Pıhtılaştırıcı madde. Pıhtılaşmaya neden olan madde. Kanın pıhtılaşmasına sebep olan madde.

Coagulatory : Pıhtılaşan.

Clot : Kan veya lenf gibi sıvıların yumuşak kıvamda kitle durumunu alması. kan pıhtısı; kan hücreleri, kan pulcukları ve plazmayı içinde tutan fibrin yumağından oluşur. bir sıvının katı veya yarı katı duruma dönüşmüş biçimi. pıhtılaştırılmış süt, koagülum. Salak. Kesilmek. Pıhtı. Gerzek. Pıhtılaşmak. Pıhtılaştırmak. Şaban. Top top olmak. Yumak.

Coagulating : Pıhtılaşan. Pıhtılaştırma. Pıhtılaştıran.

Curdle : Pıhtılaşmak. Kaymak tutmak. Sütü kesmek. (süt) kesilmek. Pıhtılaştırmak. Süt kesmek. Süt kesilmek. Kesilmek. Peynirleşmek. Donmak.

Coagulant : Pıhtılaştıran. Koagülan. Curuf toplayıcı. Pıhtılaşmaya neden olan. Koagülant. Topaklaştırıcı. Pıhtılaştırıcı madde.

Flocculating agent : Yumaklaştırıcı kimyasal.

Turn : Yetenek. Yöneltmek. Dönme. Burkmak. Olmak. Değişim. Katlamak. Hastalık nöbeti. Dönüş. Ters dönmek.

Agent : Vasıta. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Etken. Yapan kimse. Bir koşul ya da bir durumun oluşumuna, bir sürecin gidişine etkide bulunan öğe. Faktör. etken. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Amil.

 

Coagulants synonyms : flocculant, change state.

Coagulants zıt anlamlı kelimeler, Coagulants kelime anlamı

Thin : İncelmek. Zayıflamak. Zayıf. Seyrekleşmek. İnceltmek. Seyrek. Sulu. İnceltmek (sıvıyı). Seyrekleştirmek. İnce.