Coagulators türkçesi Coagulators nedir

  • Kanın pıhtılaşmasına sebep olan madde.
  • Pıhtılaştırıcı madde.
  • Pıhtılaştırıcı.
  • Pıhtılaşmaya neden olan madde.
  • Pıhtılaşmaya sebep olan madde.

Coagulators ingilizcede ne demek, Coagulators nerede nasıl kullanılır?

Coagulator : Pıhtılaştırıcı. Kanın pıhtılaşmasına sebep olan madde. Pıhtılaştırıcı madde. Pıhtılaşmaya neden olan madde. Pıhtılaşmaya sebep olan madde.

Coagulatory : Pıhtılaşan. Pıhtılaştırıcı.

Electrocoagulator : Elektrokoagülatör.

Coagulate : Koyulaşmak. Koyulaştırmak. Pıhtılaştırmak. Topaklaşmak. Pıhtılaşmak. Pıhtılaş.

Coagulated : Pıhtılaşık. Pıhtılaşmış. Pıhtılaş.

Coagulation factor : Pıhtılaşma ajanı. Koagülasyon. Kanın pıhtılaşması için gerekli olan kandaki faktörlerden (faktör ı'den 13'e kadar) her biri. Pıhtılaşma faktörü. Kan pıhtılaşmasına giren herhangi bir protein grubu. faktör vııı (antihemofili faktörü), fibrinojen, protrombin gibi.

Coagulation thrombosis : Pıhtılaşma trombozu. Kanın pıhtılaşmasıyla meydana gelen, pıhtının endotele yapışık olmadığı tromboz. genellikle toplardamarlarda ve özellikle de kalp yetersizliklerinde görülüri.

Coagulated proteins : Proteinlerin denatürasyon sonucu pelteleşmesi. Koagüle proteinler.

Coagulating : Pıhtılaştıran. Pıhtılaştırıcı. Pıhtılaşan. Pıhtılaştırma.

 

Coagulation liquid : Pıhtılaştırma sıvısı.

İngilizce Coagulators Türkçe anlamı, Coagulators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coagulators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coagulatory : Pıhtılaşan.

Flocculating agent : Yumaklaştırıcı kimyasal.

Agent : Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Gizli ajan. Etmen. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Bir koşul ya da bir durumun oluşumuna, bir sürecin gidişine etkide bulunan öğe. Etkili olan kimse. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Satış temsilcisi. Vasıta.

Coagulating : Pıhtılaşan. Pıhtılaştıran. Pıhtılaştırma.

Coagulant : Pıhtılaşmaya neden olan. Koagülan. Curuf toplayıcı. Pıhtılaştıran. Topaklaştırıcı. Koagülant.

Flocculant : Çökeltici. Bulandıran. Topaklaştırıcı. Topaklayıcı. Yumuşatıcı (kil). Yumaklaştırıcı. Pamuklaştırıcı.

Coagulators synonyms : coagulator, coagulants.