Coaler türkçesi Coaler nedir

  • Kömür gemisi.
  • Kömür katarı.
  • Kömür vagonu.
  • Kömür taşıyan gemi.

Coaler ingilizcede ne demek, Coaler nerede nasıl kullanılır?

Coalers : Kömür gemisi. Kömür vagonu. Kömür taşıyan gemi. Kömür katarı.

Coaled : Kömür vermek. Kömür almak.

Coalesce : Eritmek. Yekvücut olmak. Bir araya gelmek. Kaynaştırmak. Birleşerek bir bütün haline gelmek. Kaynaşmak. Bütünleşmek. Birleşmek. İki ya da daha çok öğeler kümesini, herhangi bir biçimde tek bir kümede toplamak, bk. birleştirmek.

Coalesced : Bir araya gelmek. Kaynaşmak. Birleşmiş. Birleşik. Birleşmek.

Coalescence : Kaynaşma. Bütünleşme. Birleşme. İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları.

Coal box : Kömür taşımak için kullanılan kutu.

Coal ash content meter : Kömürün geriye saçtığı ışınımı ölçerek, kömürdeki kül düzeyini belirlemeye yarayan içerikölçer. Kül içerikölçeri.

Coalescing : Kaynaşmak. Bir araya gelmek. Birleştirme. Birleşmek.

Coal ash : Kömür külü. Kömür çağı.

Coalescent : Birleşmek üzere olan. Birleşmiş parçacıklar. Birleşme veya birleştirme ile alakalı.

İngilizce Coaler Türkçe anlamı, Coaler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coaler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Mask : Bilgisayar, bilişim, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alalamak. Alçı yüz kalıbı. Maske takmak. Örtmek. Maskelemek. Yüz kalıbı. Başka bir damgalar örüntüsündeki kesimleri alıkoymak ya da atmak üzere bir damgalar örüntüsünü kullanmak. Gizlemek. Saydam resim çerçevesi.

Point : Punto. Fermaya oturmak. Tevcih etmek. Sayı. Göstermek. Doğrultmak. Nokta. İşaret etmek. Uç. Ucunu sivriltmek.

Foil : Meç. Bozmak. Engel olmak. Sır (ayna). Yaldız kağıdı. Folyo. Folyo ile sarmak. Eskrim kılıcı. Engellemek.

Surround : Kuşatmak. Sarmak. Kenar. Etrafını sarmak. Çevirmek. Etrafını çevirmek. Kaplamak. Etrafını kuşatmak. Çepeçevre sarmak. Çevrelemek.

Blanket : Sınırsız. Engel olmak. Battaniye ile zıplatmak. Örtbas etmek. Susturmak. Battaniyeye sarmak. Battaniye ile örtmek. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Battaniye. Üretken bölge.

Gravel : Çakıllı kum. Kum (medikal tıp terimi). Akvaryum tabanına serilen ufak yuvarlak taşlar. İdrar taşı. Çakıllık. Taş (medikal tıp terimi). Çakıl. Hayret uyandırmak. Hayret ettirmek. Kum hastalığı.

Carpet : Kaplamak. Yol. Halı döşemek. Karpet. Halı. Kilim. Azarlamak. Haşlamak. Keçe. Örtmek.

Steel : Çeliklemek. Çakmak. Çelik kaplamak. Katılaştırmak. Demirin, karbon ve % 2'ye değin başka öğelerle oluşturduğu yüksek dayançlı alaşımların genel adı. Güçlendirmek. Sertleştirmek. Çelik. Çelik gibi yapmak.

Ice : Buzla kaplamak. Dondurmak. Öldürmek. Pasta kaplama şekerlemesi. Pırlanta. Değerli taş. Suyun katı biçimi. Şekerle kaplamak. Üzerine krema sürmek. Buzda soğutmak.

 

Canthus : Göz köşesi, göz açısı. Gözün iç ve dış köşeleri (anatomi terimi). Kantus. Gözün iç ve dış köşeleri.

Coaler synonyms : plank over, beplaster, mound over, plaster over, felt, canvas, stick on, mulch, aluminize, plank, aluminise, oil, pall, white out, colliers, bread, crape, whiteout, paste, board up, hutching, cowl, lime, frost, smother, spread over, wallpaper, wash, surface, put on, spray, roof, veneer.

Coaler zıt anlamlı kelimeler, Coaler kelime anlamı

Uncover : Açmak (örtü, kapak vb). Örtüsünü ya da kapağını açmak. Su yüzüne çıkarmak. Kapağını açmak. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Şapka çıkarmak. Deşifre etmek. Meydana çıkarmak. Açmak.

Unmask : Foyasını çıkarmak. Maskesini çıkartmak. Foyasını ortaya çıkarmak. Maskesini düşürmek. Gerçek yüzünü görmek. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Açmak. Foyasını meydana çıkarmak. Maskesini çıkarmak. Maskesi düşmek.

Uncolored : Renksiz. Boyanmamış. Boyasız. Tarafsız.

Coaler antonyms : chromatic color, achromatic color, colorlessness, colored.