Coase theorem türkçesi Coase theorem nedir

  • Coase teoremi.
  • Coase önermesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Dışsallıklardan kaynaklanan piyasa başarısızlığının çözümünde, tarafların mülkiyetinde olan alanın sınırlı olması, taraf sayısının az olması ve ayrıca dışsallığın çözümü için taraflar arasında yapılacak pazarlık maliyetinin önemsenmeyecek kadar küçük olması gibi durumlarda, devlet müdahalesine gerek olmadan, sorunun taraflarca çözümleneceğini ifade eden ve ronald h. coase tarafından 1960 yılında geliştirilen önerme.

Coase theorem ingilizcede ne demek, Coase theorem nerede nasıl kullanılır?

Theorem : Teorem. Dava. Önerme. Sav. Kuram. Kanıtsav. Kanıt. Tümdengelimci bir dizgede önsayıtlardan çıkarım kalıpları ya da kuralları aracılığıyla türetilen ya da kanıtlanabilen önerme.

Coase conjecture : Coase varsayımı. Dayanıklı mal üreten tekelci bir işletmenin malın fiyatını marjinal maliyetin ne kadar üstünde belirleyeceğini normalüstü kar güdüsüyle açıklayan varsayım.

Coase economies : Belirli bir sanayi malında üretim aşamalarının tek bir organizasyon altında toplanması sonucu, ortak denetim ve eşgüdüme olanak verecek biçimde üretimde dikey bütünleşmeyle ortaya çıkan maliyet üstünlüğü. çokuluslulaşmada dikey birleşmenin söz konusu bu yararı ilk kez ronald h. coase tarafından vurgulanmıştır. krş. caves ekonomileri. Coase ekonomileri.

 

Angle bisector theorem : Açıortay teoremi. Açıortay savı.

Bayes theorem : Tümden gelimci bir mantıkla sonuçları belli olan bir olayın nedenlerinin olasılıklara dayanarak sıralanması. Bayes önermesi. Bayes teoremi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Bayesian central limit theorem : Bayesçi merkezi limit teoremi.

İngilizce Coase theorem Türkçe anlamı, Coase theorem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coase theorem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Coase theorem synonyms : a shift in demand, abnormal budget expenditures, a group shares, abolition of forced labour convention, a type mutual funds, a change in supply.