Coase economies türkçesi Coase economies nedir

  • Coase ekonomileri.
  • Belirli bir sanayi malında üretim aşamalarının tek bir organizasyon altında toplanması sonucu, ortak denetim ve eşgüdüme olanak verecek biçimde üretimde dikey bütünleşmeyle ortaya çıkan maliyet üstünlüğü. çokuluslulaşmada dikey birleşmenin söz konusu bu yararı ilk kez ronald h. coase tarafından vurgulanmıştır. krş. caves ekonomileri.
  • İktisat alanında kullanılır.

Coase economies ingilizcede ne demek, Coase economies nerede nasıl kullanılır?

Economies : Örgüt. İdare. Ekonomi. İktisat. Tasarruf.

Coase conjecture : Dayanıklı mal üreten tekelci bir işletmenin malın fiyatını marjinal maliyetin ne kadar üstünde belirleyeceğini normalüstü kar güdüsüyle açıklayan varsayım. Coase varsayımı.

Coase theorem : Coase teoremi. Coase önermesi. Dışsallıklardan kaynaklanan piyasa başarısızlığının çözümünde, tarafların mülkiyetinde olan alanın sınırlı olması, taraf sayısının az olması ve ayrıca dışsallığın çözümü için taraflar arasında yapılacak pazarlık maliyetinin önemsenmeyecek kadar küçük olması gibi durumlarda, devlet müdahalesine gerek olmadan, sorunun taraflarca çözümleneceğini ifade eden ve ronald h. coase tarafından 1960 yılında geliştirilen önerme.

Agglomeration economies : Firmaların birbirlerine yakın yerlerde etkinlikte bulunmaları nedeniyle ulaşım, iletişim, altyapı kolaylıklarına bağlı olarak elde ettikleri dışsal tasarruflar. Kümelenme ekonomileri.

 

Central economies : Dünya sistemine göre çevre ve yarı çevre ekonomilerindeki gelişimi belirleyen, biçimlendiren ve çevre ekonomileri ile yarı çevre ekonomilerini sömüren, sanayileşmesini tamamlamış, ileri teknolojiyi ve iktisadi üstünlüğü elinde tutan kapitalist ülkeler. krş. az gelişmiş ülkeler, kuzey ülkeleri, güney ülkeleri, bağımlılık kuramları, emperyalist ülke. Merkez ekonomileri.

Core economies : Merkez ekonomileri. Dünya sistemine göre çevre ve yarı çevre ekonomilerindeki gelişimi belirleyen, biçimlendiren ve çevre ekonomileri ile yarı çevre ekonomilerini sömüren, sanayileşmesini tamamlamış, ileri teknolojiyi ve iktisadi üstünlüğü elinde tutan kapitalist ülkeler. krş. az gelişmiş ülkeler, kuzey ülkeleri, güney ülkeleri, bağımlılık kuramları, emperyalist ülke.

İngilizce Coase economies Türkçe anlamı, Coase economies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coase economies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Coase economies synonyms : a change in demand, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, abnormal budget, abnormal budget receipts, ability to pay approach.