Cockle boat türkçesi Cockle boat nedir

  • Sandal.
  • Daha büyük bir teknenin arkasına bağlanan kürekli küçük sandal.

Cockle boat ingilizcede ne demek, Cockle boat nerede nasıl kullanılır?

Cockle : Küçük kayık. Bir tür midye. Delice. Kırıştırmak. Küçük sandal. Buruşmak. Buruşturmak. Dalgalandırmak. Kabuk (midye vb.). Kırışmak.

Boat : Kayıkla gezmek. Sandal. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Sandalla gezmek. Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Kayıkla taşımak. Taka. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi. Çırnık. Vapur.

Cockleboat : Küçük ve hafif tekne. Sandal. Küçük kayık. Küçük tekne.

Cocklebur : Pıtrak. Dikenli sıkı yapışkan tohum kabuğu olan bitki. Dulavrat otu. Sırça otu. Dulavratotu. Sırçaotu. İçinden dikenli kabuğu olan tohumlar çıkaran her çeşit bitki veya iri taneli ot.

Cocklebur toxicity : Domuz, sığır ve koyunda, özellikle topraktan yeni çıkmış iki yapraklı pıtrak filizlerinin tüketimine bağlı, mide-bağırsak sancısı, tetani, huzursuzluk, sallantılı yürüyüş, opistotonus, konvülziyonlar ve kısa sürede ölümle belirgin zehirlenme. özellikle topraktan yeni çıkmış iki yapraklı filizler yüksek oranda karboksiatraktilozit içerdikleri için daha zehirlidir. Pıtrak zehirlenmesi.

 

Cockled : Kırışmak. Buruşturmak. Delice. Küçük sandal. Buruşmak. Tarak kabuğu. Küçük kayık. Bir tür midye. Kırıştırmak. Dalgalandırmak.

İngilizce Cockle boat Türkçe anlamı, Cockle boat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cockle boat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cockboat : Küçük sandal. Küçük bir bot veya tekne özellikle büyük gemilerin işlerini yapan tekne.

Boat : Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Tekne. Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya motorla hareket eden balık avlamak için veya belirli ağılıkta yük taşımak için kullanılan güvertesin küçük tekne. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi. Bot. Vapur. Kayıkla gezmek. Çırnık. Kayık.

Dinghy : Patalya. Kauçuk sandal. Lastik bot. Küçük sandal. Ufak gezinti sandalı. Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. Dingi. Filika. Bot.

Rowing boat : Kürekli kano. Kayık.

Cockleboat : Küçük ve hafif tekne. Küçük kayık. Küçük tekne.

Caique : Kayık. Boğaziçinde kullanılan motorsuz kayıklara yabancıların verdiği isim.

Boated : Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Kayıkla gezmek. Bot. Kayık. Sandalla gezmek. Kayıkla taşımak. Vapur. Gemi. Tekne.

Boatings : Kayıkla taşıma. Tekne gezintisi. Kayıkla gezinti. Kayıkçılık. Kayık. Kayıkla gezme. Botla dolaşma.

 

Rowboats : Patalya. Kayık. Küçük sandal. Sıra kürekli kayık. Küreklerle ileri götürülen küçük tekne. Kürekli bot.

Dinghies : Dingi. Filika. Ufak gezinti sandalı. Bot. Kauçuk sandal. Patalya. Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. Küçük sandal. Lastik bot.

Cockle boat synonyms : rowboat, boating, pinnace, pinnaces, row boat.