Cockboat türkçesi Cockboat nedir

  • Küçük bir bot veya tekne özellikle büyük gemilerin işlerini yapan tekne.
  • Sandal.
  • Küçük sandal.

Cockboat ingilizcede ne demek, Cockboat nerede nasıl kullanılır?

Cockbill : Dikey olarak durmak. Dikey tutmak. Dikmek.

Cockbilled : Dikey olarak durmak. Dikmek. Dikey tutmak.

Acockbill : Fişkada (den.).

Cock a doodle doo : Horoz ötüşü.

Cock a hoop : Coşkulu. Kibirli. Çarpık. Neşeyle. Mutlu bir şekilde. Bozuk. Neşeli. Şen. Eğlenceli bir şekilde. Övüngen.

Cock chafer : Mayısböceği.

Cock horse : Tahta at. Oyuncak at.

Cock eyed : Şaşı. Yana yatık. Düz olmayan. Eğri büğrü. Şaşı gözleri olan.

Cock fight : Horoz dövüşü.

Cock and bull story : Palavra. Uydurma masal. Kurtmasalı. Uydurma laf. Martaval.

İngilizce Cockboat Türkçe anlamı, Cockboat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cockboat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cockleshell : Küçük kayık. Tarak kabuğu. Midye kabuğu. Kabuk (midye vb.). Midye vb kabuk.

Pinnace : Gemi filikası. İki direkli küçük yelkenli. Filika. Genellikle motorlu filikalara verilen isim. Uskuna. Küçük yelkenli.

Cockleboat : Küçük kayık. Küçük ve hafif tekne. Küçük tekne.

Row boat : Kürekle hareket ettirilen kısa boylu genişçe küçük tekne.

 

Rowboat : Kayık. Patalya. Sıra kürekli kayık. Kürekli bot. Küreklerle ileri götürülen küçük tekne.

Rowing boat : Kürekli kano. Kayık.

Scull : Küçük kürek. Boyna küreği. Kıçtan kullanılan tek kürek. Kürekli yarış kayığı. Kürek. Kürek çekmek. Sakal (çelik). Tek kürek. Boyna etmek.

Cogs : Tutmak. Hile yapmak. Dişli çark. Kurmak. Önemsiz veya değersiz kimse. Hile. Diş. Çark dişi. Kertik.

Rowboats : Sıra kürekli kayık. Kürekli bot. Patalya. Küreklerle ileri götürülen küçük tekne. Kayık.

Boating : Botla dolaşma. Kayıkla taşıma. Kayıkla gezme. Kürek çekme. Kayık. Tekne gezintisi. Kayıkla gezinti. Kayıkçılık.

Cockboat synonyms : cockle, dinghy, dory, boated, cockle boat, attic, garret, loft, dinghies, cockles, cog, cockled, cockleshells, boat, sculls, boatings, pinnaces, caique, dories.

Cockboat ingilizce tanımı, definition of Cockboat

Cockboat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small boat, esp. one used on rivers or near the shore.