Rowboats türkçesi Rowboats nedir

  • Kürekli bot.
  • Patalya.
  • Sandal.
  • Küreklerle ileri götürülen küçük tekne.
  • Küçük sandal.
  • Sıra kürekli kayık.
  • Kayık.

Rowboats ingilizcede ne demek, Rowboats nerede nasıl kullanılır?

Rowboat : Patalya. Kürekli bot. Kayık. Küreklerle ileri götürülen küçük tekne. Sandal. Sıra kürekli kayık. Küçük sandal.

Narrowboat : (british) dar gemi. Yük taşımak için kanallarda kullanılan dar ve uzun mavna.

Barrowboy : (britanya kullanımı) erkek seyyar satıcı. El arabasıyla satış yapan erkek çocuk veya yetişkin.

Marrowbone : İlikli kemik. İliği çok olan kemik. İlik kemiği.

Marrowbones : İliği çok olan kemik. İlik kemiği. İlikli kemik. İlik kemikleri.

Browbeaten : Yıldırılmış. Gözünü korkutmak. Yıldırmak. Sindirilmiş. Korkutulmuş. Ters bakışla korkutmak. Gözü korkutulmuş.

Browbeating : Kabadayılık etmek. (birisini) sindirmek. Gözdağı vermek. Gözünü korkutmak. Ters bakışla korkutmak. Yıldırmak. Sert bakarak korkutmak.

Crowberry : Karga üzümü.

Browbeat out : Yıldırmak. Gözünü korkutmak.

Browbeat : Sert bakış ya da sözlerle gözünü korkutmak. Kabadayılık etmek. Yıldırmak. Sert bakarak korkutmak. Gözünü korkutmak. Ters bakışla korkutmak. (birisini) sindirmek. Zorlamak. Gözdağı vermek. Göz dağı vermek.

İngilizce Rowboats Türkçe anlamı, Rowboats eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Rowboats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dinghy : Lastik bot. Ufak gezinti sandalı. Filika. Dingi. Kauçuk sandal. Bot. Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. Küçük bir tekne.

Jolly boat : Küçük filika. Filika. Küçük gemi filikası.

Tugboat : Şilep. Römorkör. Yedekçeker. Çekici. Yedeğinde başka taşıtlar götüren deniz taşıtı.

Cog : Diş. Kertik. Kurmak. Hile yapmak. Çark dişi. Hile. Tutmak. Önemsiz veya değersiz kimse. Dişli çark.

Boatings : Kayıkla taşıma. Kayıkla gezme. Kayıkla gezinti. Botla dolaşma. Tekne gezintisi. Kayıkçılık.

Ferry : Feribot. Rıhtım. Vapurla geçmek. Götürmek. Karşı sahile taşımak. İskele. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. İşlemek. Taşımak.

Thole : Kürek ıskarmozu. Iskarmoz. Kabul etmek. Dayanmak.

Peg : Kanca. Çivilemek. Belirlemek. Dondurmak (ücret veya fiyat). Ağaç çivi ile çakmak. Atmak (taş vb.). Sabit tutmak (fiyat veya ücret vb'ni). Kazık çakarak sabitlemek. Mandallamak. Saptamak.

Dingeys : Dingi. Küçük bot.

Boating : Kayıkla gezinti. Kayıkla gezme. Kürek çekme. Tekne gezintisi. Kayıkçılık. Botla dolaşma. Kayıkla taşıma.

Rowboats synonyms : cross thwart, boat, oarlock, cockled, rowboat, bateaux, thwart, pinnaces, tholepin, ferrying, boated, kayaks, cockleshell, dingey, wherries, rowlock, dory, tug, bateau, kayak, small boat, cockles, scull, sculls, ferried, tower, caique, pin, dories, helm, gliders, wherry, dinghies.