Cohabits türkçesi Cohabits nedir
- Beraber yaşamak.
- Evlenmeden beraber yaşamak.
- Birlikte yaşamak.
- Karı koca gibi yaşamak.
- Nikahsız yaşamak.
Cohabits ingilizcede ne demek, Cohabits nerede nasıl kullanılır?
Cohabit : Nikahsız yaşamak. Evlenmeden beraber yaşamak. Beraber yaşamak. Birlikte yaşamak. Karı koca gibi yaşamak.
Cohabitant : (genelde nikahsız) aynı evi paylaşan kimse. Birlikte yaşanılan kimse. Aynı yerde oturan kimse. Aynı evde yaşayan kimse.
Cohabitate : Aynı evde birlikte yaşamak. Yaşama alanı paylaşmak. Aynı evde hep beraber yaşamak. Birlikte yaşamak.
Cohabitation : Metres hayatı yaşama. Dost hayatı yaşama. Karı ile kocanın birbirlikte yaşamalarına dayalı aile uygulaması. Bir ev halkının, gelir düzeyinin düşüklüğü ve gelirine uygun konut sunumu bulunmaması yüzünden bir başka ev halkı ile birlikte aynı konutta yaşaması. Beraber yaşama. Evli bir çift gibi birlikte yaşama. Birlikte oturma. Evlenmeden beraber yaşama. Birlikte yaşama.
Cohabited : Karı koca gibi yaşamak. Evlenmeden beraber yaşamak. Birlikte yaşamak. Nikahsız yaşamak. Beraber yaşamak.
Noncohabitation : Birlikte yaşamama. Ayrı yaşama durumu. Ayrı yaşama.
Cohabiting : Aynı evi paylaşan. Evlenmeden beraber yaşamak. Birlikte yaşama. Birlikte yaşamak. Karı koca hayatı yaşayan. Birlikte yaşayan.
Cohabitees : Aynı evde oturan kimse. Birlikte yaşanılan kimse.
İngilizce Cohabits Türkçe anlamı, Cohabits eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cohabits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cohabitate : Aynı evde birlikte yaşamak. Aynı evde hep beraber yaşamak. Yaşama alanı paylaşmak.
Shack up : Yasal olarak evlenmeden beraber yaşamak (argo terim).
Live : Hayatta kalmak. Naklen. Sürmek (yaşam veya ömür). Yaşamak. Hayatın tadını çıkarmak. Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Yaşamak (hayat). Beslenmek. Geçinmek. Akım açık.
Living together : Birlikte yaşama. Ortak yaşama. İki diri varlığın, karşılıklı yararlanmaya dayanan birlikte yaşama durumu. (burada ortaklık öyle bir düzene ulaşmıştır ki, varlıklardan birinin ayrılığı, öbürünü ölüme sürükler.).
Cohabiting : Karı koca hayatı yaşayan. Birlikte yaşayan. Birlikte yaşama. Aynı evi paylaşan.
Keep company with : İlişkide olmak. Flört etmek. İle arkadaşlık etmek. Evlilik yaşamı sürmek. Birlikte takılmak. Uyum sağlamak. Çıkmak. Birlikte hareket etmek.
Populate : Oturmak. Nüfusunu artırmak. İnsan yerleştirmek. Bayındırlaştırmak. Şeneltmek. Yerleşim bölgesi haline getirmek. Belirli bir yerde yerleşmek. Yaşamak. İskan etmek (bir yeri). Yerleştirmek.
Shack up with : İle evli olmadan beraber yaşamaya başlamak. Aşk hayatı yaşamak.
Cohabits synonyms : miscegenate, live together, cohabited, cohabit, dwell, inhabit.

Bu kısımda Cohabits kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cohabits ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cohabits anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cohabits ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.