Coherer türkçesi Coherer nedir

  • Dalga almaçı.
  • Koherer.
  • Dalga reseptörü.
  • Vakum tüplerinde kullanılan bir tür detektör.

Coherer ingilizcede ne demek, Coherer nerede nasıl kullanılır?

Coherers : Koherer. Dalga almaçı. Vakum tüplerinde kullanılan bir tür detektör. Dalga reseptörü.

Decoherer : Dalga reseptörü.

Cohere : Tutarlı olmak. Yapışmak. Birleşmek. Bağlanmak. Tutmak. Kaynaşmak. Eş fazlı olmak. Uymak. Birbirini tutmak. Bağlantılı olmak.

Cohered : Kaynaşmak. Uymak. Eş fazlı olmak. Bağlanmak. Uyum içinde olmak. Tutmak. Yapışmak. Uyuşmak. Tutarlı olmak. Bağlantılı olmak.

Coherence : Eş fazlı olma. Bağdaşım. Eşevreii olma özelliği, bk. eşevreli. Tutarlık. Uyarlılık. Mantıklılık. Eşevrelilik. Vargılarla öncüller arasındaki sıkı tutarlılık ya da kanı ve tutumlar arasındaki uyarlı birlik. Uyum. İltisak.

Coherency hardening : Bağdaşım sertleşmesi.

Coherent : Mantıklı. Kolay anlaşılır. Yapışık. Kararlı girişim örnekçesi oluşturmak için, girişen dalgaların kaynaklarında evre birliği sağlanmış olması. Uygun. Birbirini tutan. Eşevreli. Kolayca anlaşılan. İnsicamlı.

Coherent precipitate : Bağdaşık çökelti. Koherent çökelek.

Coherent precipitation : Bağdaşık çökelme. Koheran presipitasyon.

Coherent scattering : Bağdaşık saçılım. Eşevreli saçılma. Koherent saçılma. Eşevreli saçılım. Gelen ve saçılan dalgalar arasında belli evre sürçmesi olan saçılma. Eş evreli saçılma.

 

İngilizce Coherer Türkçe anlamı, Coherer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coherer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Salvo : Yaylım ateşi. Topçu bombardımanı. Bombardıman. Kaçamak. Selam topu. Bahane. Top atışı ile selamlama. Alkış yağmuru. Alkış tufanı. Baştan savma.

Splattered : Su çarpmak. Damlatmak (boya vb). Yağmak. Sıçratmak. Serpmek. Serpiştirmek. Sıçramak. Su sıçratarak yıkanmak. Şapır şupur yıkanmak.

Smothered : Yenilmek. Boğarak öldürmek. Bastırmak. Boğularak öldürülmüş. Boğulmak. Boğmak. Kontrol altına almak.

Drenched : Islatılan. Sırılsıklam. Islanmış. Islak. Islatılmış.

Overgrown : Çok büyümüş. Yaşına göre fazla büyümüş. Azman. Orman gibi. Kaplanmış. Otlarla sarılmış.

Dusty : Çirkin. Toz gibi. Kuru. Cansız. Tatsız. Tozlu. Belirsiz. Toz. Sıkıcı.

Hurrah : Hurra. Oley. Hurray. Yaşa. Yaşasın. Bkz.hurray.

Muffled : Örtülü.

Coherer synonyms : cloaked, dust covered, thickspread, drenched in, snow clad, crustlike, moon splashed, ariled, arillate, sun drenched, mud beplastered, decoherer, coherers, awninged, tiled, white, commendation, crusty, splashy, beaded, dabbled, splashed, clothed, snow covered, sealed, mossy, canopied, approval, bravo, moss grown, snowy, spattered, mantled.

Coherer zıt anlamlı kelimeler, Coherer kelime anlamı

Bare : Açık. Gözle görülür hale getirmek. Yalın. Açmak. Çıplak. Süssüz. Açığa vurmak. Çıkarmak. Açılmak. Açığa çıkartmak.

 

Disapproval : Uygun görmeme onaylamama. İtiraz. Onaylamama. Reddetme. Doğru bulmama. Kabul etmeme. Beğenmeme. Uygun görmeme. Hoşnutsuzluk.

Coherer ingilizce tanımı, definition of Coherer

Coherer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : So called by Sir O. J. Lodge in 1894 on the assumption that the impact of the electic waves caused the loosely connected parts to cohere, or weld together, a condition easily destroyed by tapping. A common form of coherer as used in wireless telegraphy consists of a tube containing filings (usually a pinch of nickel and silver filings in equal parts) between terminal wires or plugs (called ). Any device in which an imperfectly conducting contact between pieces of metal or other conductors loosely resting against each other is materially improved in conductivity by the influence of Hertzian waves.