Coins türkçesi Coins nedir
- Sözcük uydurmak.
- Para kazanmak.
- Günlük alışverişlerde kolaylık sağlamak amacıyla yetkili kurumların darphaneye bastırdığı madeni para.
- Madeni para.
- Para basmak.
- Bozuk para.
- İktisat alanında kullanılır.
- Deyim bulmak.
- Para bastırmak.
- Saçı.
- Ufaklık para.
- Madeni paralar.
Coins ile ilgili cümleler
English: Ali took out some coins and handed one to Mary.
Turkish: Ali birkaç bozuk para çıkardı ve birini Mary'ye uzattı.
English: Ali found many more coins under the bed.
Turkish: Ali yatağın altında çok sayıda madeni para buldu.
English: Ali thought where he put his gold coins was the perfect hiding place. However, he was wrong.
Turkish: Ali altın paralarını koyduğu yerin mükemmel saklama yeri olduğunu düşünüyordu. Fakat, yanılıyordu.
English: Ali picked up the coins that had fallen behind the sofa.
Turkish: Ali kanepenin arkasına düşmüş olan bozuk paraları topladı.
English: Ali put some coins in the box.
Turkish: Ali kutuya bazı demir paralar koydu.
Coins ingilizcede ne demek, Coins nerede nasıl kullanılır?
Counterfeit coins : Sahte para. Taklit para. Kalp madeni para. Sahte madeni para.
Divisional coins : Ufak para.
Do you buy old coins : Antika para alıyor musunuz.
Have you got any gold coins : Altın paranız var mı.
Subsidiary coins : Ufak para. Ufaklık para.
Coinsuring : Müşterek olarak sigorta etmek. Ortak sigorta yapmak.
Coin box : Ankesör. Telefon kumbarası. Kumbaralı alısün. Madeni para kutusu.
Coinsurer : Müşterek sigortacı. Koassürör. Ortaklaşa olarak sigortadan sorumlu olan kimse. Diğerleri ile ortaklaşa olarak sigorta sağlayan kimse.
Coin box telephone system : Ankesörlü telefon sistemi.
Coinsurance : Ortak sigorta. Koasürans. Birlikte sigorta. Risk paylaşımı müşterek sigorta. Müşterek sigorta.
İngilizce Coins Türkçe anlamı, Coins eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Farthing : Metelik. Azıcık şey. Çeyrek peni. Çeyrek peni eski bir ingiliz parası.
Denier : Yalanlayan kişi. Münkir. Denye. Deniye. Azıcık miktar. Dokuma sıklığı ölçüsü. Reddeden kimse. İnkar eden kimse. İnkarcı. Fransız kuruşu.
Groat : Dört peni değerinde olan gümüş para (eskiden ingiltere'de kullanılan). 4 penilik eski ingiliz gümüş parası.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Sixpence : 1971 öncesine ait ingiliz bozuk parası. Altı peni. İkibuçuk yeni peniye eşit ingiliz metal parası (eskiden altı peniye eşit).
Bezant : Bizans sikkesi. Disk benzeri süs eşyası.
Half dollar : Yarım dolar değerinde amerikan madeni parası. Yarım dolar.
Maundy money : Kraliçenin fakirlere dağıttığı paskalya parası.
Coinage : Ufaklık. Para sistemi. Tedavüldeki para. Uydurma sözcük ya da deyim. Madeni para basma. Yeni söz uydurma. Yeni sözcük. Madeni para sistemi. Uydurma (sözcük ya da deyim).
Nickel : Nikel kaplamak. Nikel. Abd beş sentlik para. Beş sent. Beş yıl hapis cezası. Hücre zarı ve ribonükleikasit üretimiyle kan oluşumunda görevli, birçok enzim aktivatörünün yapısında bulunan, eksikliğinde büyüme ve döl veriminde azalmalara yol açan iz element. Beş sentlik para. Nikel kaplamak (simgesi ni). Beş sent (amerikan ingilizcesi).
Coins synonyms : stater, half eagle, ninepence, fifty cent piece, piece of eight, sloganeer, bezzant, threepence, fourpence, louis d'or, byzant, create verbally, ha'penny, fivepence, monetise, chicken feed, a change in supply, earn money, small change, half crown, tuppence, abolition of forced labour convention, chickenfeed, earns, coinages, fractional currency, penny, fractional money, tenpence, a type mutual funds, shilling, tanner, make a killing.
Coins zıt anlamlı kelimeler, Coins kelime anlamı
Obverse : Yüz. Ön yüzü (para veya madalyon). Yüzü dönük. (para) ön yüz. Yüz (para, madolyon vb). Ters önerme. Meselenin öbür yanı. Yüz tarafı.
Head : Basınç yüksekliği. Geçmek. Başlık. Çekiç tokmağı. Gövde. Başında olmak. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Baş ile ilgili. Örtübaşı. Baş.
Tail : Kuyruk takmak. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi. Gütmek. Azalmak. Kuyruk yapmak. Yakından izlemek. Bozuk paranın resimsiz tarafı. Kuyruk. Hazırlama artığı. Sapını ayıklamak.
Coins antonyms : reverse.

Bu kısımda Coins kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coins ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coins anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coins ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.