Obverse türkçesi Obverse nedir

  • Ön yüzü (para veya madalyon).
  • (para) ön yüz.
  • Yüz.
  • Yüz (para, madolyon vb).
  • Yüzü dönük.
  • Meselenin öbür yanı.
  • Ters önerme.
  • Yüz tarafı.

Obverse ile ilgili cümleler

English: The obverse of peace is war.
Turkish: Barışın karşıtı savaştır.

Obverse ingilizcede ne demek, Obverse nerede nasıl kullanılır?

Obversely : Ters açıdan. Tersine çevirerek. Tersinden.

Obverses : Ön yüzü (para veya madalyon). Yüz (para, madolyon vb). Yüz tarafı. Yüzü dönük. Meselenin öbür yanı. Yüz. (para) ön yüz. Ters önerme.

Obversion : Ani değişiklik. Bir önermeyi tersi yönde ifade etme. Tersine çevirme. Altüst olma.

Obvert : Öbür yanını çevirmek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık). Tersini göstermek.

Obverting : Öbür yanını çevirmek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık). Tersini göstermek.

Obviate : Önüne geçmek. Bertaraf etmek. Yetmemek. Karşılamamak. Halletmek. İzale etmek. Çözmek. Gereksiz kılmak. Gidermek. Üstesinden gelmek.

Obverts : Tersini göstermek. Öbür yanını çevirmek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık).

Obvention : Beklenmedik durum (özellikle beklenmedik ödeme veya ücret). Nadir olan bir şey.

Obvious : Apaçık. Gün gibi ortada. Aşikar. Besbelli. Açık. Gün gibi açık. Celi. Bariz. Ortada. Gözle görünen.

Obviated : Üstesinden gelmek. Gidermek. Yetmemek. Önüne geçmek. Çözmek. Bertaraf etmek. Çare bulmak. Karşılamamak. İzale etmek. Gereksiz kılmak.

 

İngilizce Obverse Türkçe anlamı, Obverse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obverse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choice : Seçkinler. Seçkin. Kaliteli. Çekim. Seçenek. Seçim. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri. Seçilmiş kişi veya şey. Elit. Kalburüstü.

Frontispieces : Kitabın başındaki resimli ve süslü sayfa. (kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa. Cephe. Kitabın başındaki resimli sayfa. Binanın yüzü.

Side : Taraf tutmak. Çalım. İkincil. İkinci derecede. Yön. Yanındaki. Taraftar. Desteklemek. Cephe. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır.

Inverse proposition : Evrik önerme.

Brow : Kenar. Tepe. Alın. Kaş. Yamaç. Çehre.

Facials : Yüzle ilgili. Yüz bakımı. Yüzeyle ilgili. Yüz (ile ilgili). Yüze ait. Cilt bakımı. Veçhi. Yüz masajı. Yüze ilişkin.

Head : Geçmek. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Kelle. Başında olmak. Yollanmak. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Gövde. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Kafa. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası.

Cast of features : Sima.

Frontispiece : Binanın yüzü. Kitabın başındaki resimli sayfa. Cephe. Kitabın başındaki resimli ve süslü sayfa. (kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa.

 

Obverse synonyms : obverses, cheek, front, countenance, contrary proposition, facial, alternative, coin, frontages, option, countenances, face, frontage, facade, cheeking, features.

Obverse zıt anlamlı kelimeler, Obverse kelime anlamı

Tail : Gütmek. Kuyruk. Kuyruk yapmak. Hazırlama artığı. Azalmak. Arka. Kuyruk takmak. Yakından izlemek. Göt. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi.

Reverse : Tersine döndürmek. Geriye doğru döndürmek. Tersyüz etmek. Döndürmek. Yerlerini değiştirmek. Tersine dönmek. Tersini çevirmek. Geri çevirmek. Geri gitmek.

Obverse ingilizce tanımı, definition of Obverse

Obverse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The face of a coin which has the principal image or inscription upon it. The other side being the reverse. Having the base, or end next the attachment, narrower than the top, as a leaf.