Obverts türkçesi Obverts nedir

  • Önermeyi tersinden söylemek (mantık).
  • Öbür yanını çevirmek.
  • Tersini göstermek.

Obverts ingilizcede ne demek, Obverts nerede nasıl kullanılır?

Obvert : Öbür yanını çevirmek. Tersini göstermek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık).

Obverting : Tersini göstermek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık). Öbür yanını çevirmek.

Obverse : Ters önerme. Yüz tarafı. Meselenin öbür yanı. Ön yüzü (para veya madalyon). (para) ön yüz. Yüz (para, madolyon vb). Yüz. Yüzü dönük.

Obversely : Tersine çevirerek. Ters açıdan. Tersinden.

Obverses : Yüz tarafı. Yüzü dönük. Meselenin öbür yanı. Yüz. Ters önerme. Ön yüzü (para veya madalyon). (para) ön yüz. Yüz (para, madolyon vb).

Obviate a danger : Riske rağmen ilerlemek. Tehlikeye rağmen gelişme kaydetme.

Obviated : Önlemek. Yetmemek. Çözmek. Çare bulmak. Karşılamamak. Önüne geçmek. Bertaraf etmek. Gereksiz kılmak. Halletmek. Gidermek.

Obviating : Bertaraf etmek. Çare bulmak. Yetmemek. Gidermek. Karşılamamak. Üstesinden gelmek. Halletmek. İzale etmek. Gereksiz kılmak. Çözmek.

Obversion : Tersine çevirme. Ani değişiklik. Bir önermeyi tersi yönde ifade etme. Altüst olma.

Obviates : Önlemek. Karşılamamak. İzale etmek. Gereksiz kılmak. Üstesinden gelmek. Çare bulmak. Çözmek. Yetmemek. Halletmek. Gidermek.

 

İngilizce Obverts Türkçe anlamı, Obverts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obverts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expressed : Detaylı bir şekilde tanımlanan. Aşikar. Kelimelerle anlatılan. Belirgin. İfade edilen. Açık. Sözle ifade edilen.

Naked : Çıplak. Salt. Çaresiz. Yalın. Cıbıl. Kuru. Şallak. Açık. Üryan. Örtüsüz.

Public : Kamusal. Genel. Kamuya ait. Herkese açık. Otel. İzleyiciler. Herkesçe bilinen. Milli. Halka açık. Aleni.

Visible : Görünen. Peyda. Görünür. Gözle görülür. Göze çarpan. Gözle görülebilir. Görülebilir. Mevcut. Açık. Gözle görünen.

Bald : Yüzsüz. Yalın. Sıkıcı. Yapraksız. Kel. Dazlak. Dazlak (argo terim). Kılsız. Kabak kafalı. Küstah.

Option : Tercih. Seçme yetkisi. Opsiyon. Seçme hakkı. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Seçenek. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme. Bekleme hakkı. Seçilen şey. İstem.

Explicit : Sarih. Belirtilmiş. Apaçık. Net. Açık sözlü. Açıkça. Kesin. Anlatımda ve yazımda açıkça görünen bir nicelik. Açık. Belirgin.

Choice : Bk. yeğlenme değergesi. Tercih. Seçkin. Seçme hakkı. Kaliteli. Güzide. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Seçme. Seçkinler. Seçilmiş kişi veya şey.

Obverts synonyms : obverting, obvert, barefaced, unconcealed, open, undisguised, raw, argue against, alternative.

Obverts zıt anlamlı kelimeler, Obverts kelime anlamı

 

Covert : Örtülü. Gizli. Saklı. Örtücü tüy. Avlak. Saklanılan yer. Kaplama. Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Sığınak. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri.

Implicit : İçerik. İtirazsız. Kapalı. Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan. Üstü kapalı. İmalı. Kesin. İma edilen. İçkin.

Private : Cinsel kılganlar. Tenha. Deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker. Asker. Erbaş. Sakin. Özel. Mahrem. Takım taklavat.

Obverts antonyms : concealed, tail, reverse.