Expressed türkçesi Expressed nedir

  • Sözle ifade edilen.
  • Detaylı bir şekilde tanımlanan.
  • Kelimelerle anlatılan.
  • Açık.
  • Aşikar.
  • Belirgin.
  • İfade edilen.

Expressed ile ilgili cümleler

English: Ali expressed himself clearly.
Turkish: Ali kendini açıkça ifade etti.

English: Ali expressed his disappointment.
Turkish: Ali duyduğu hayal kırıklığını ifade etti.

English: Each student has expressed his opinion.
Turkish: Her bir öğrenci görüşünü ifade etti.

English: Ali expressed himself in good English.
Turkish: Ali iyi İngilizceyle kendini ifade etti.

English: He expressed himself clearly.
Turkish: O, kendini açıkça ifade etti.

Expressed ingilizcede ne demek, Expressed nerede nasıl kullanılır?

Expressed an opinion : Bir fikir belirten. Bir fikri ifade eden. Bir fikri dile getiren.

Expressed anger : Ne kadar kızgın olduğunu gösteren. Kızgınlığını ifade eden.

Expressed doubts : Konu ile ilgili ne kadar tereddüt içerisinde olduğunu belirten (bir kişi veya bir şey hakkında). Şüphelerini ifade eden.

Expressed his emotions : Hissettiklerini belirten. Duygularını ifade eden.

Expressed his opinion : Fikrini belirten. Fikrini dile getiren. Fikrini ifade eden.

Express delivery : Nakliye şirketi ile gönderme. Ekspresle gönderme. Acele teslim. Özel ulakla gönderme. Hızlı teslim. Acele posta.

 

Reexpresses : Tekrar söylemek. Tekrar ifade etmek.

Express company : Taşımacılık şirketi. Nakliye ambarı. Taşıyıcılık şirketi. Nakliye şirketi.

Unexpressed : İfade edilmemiş. Açıklanmamış.

Express anger : Kızgınlığını ifade eden. Ne kadar kızgın olduğunu gösteren.

İngilizce Expressed Türkçe anlamı, Expressed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expressed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apparentness : Bariz. Belli olma. Ortada oluş. Açıklık. Görünür olma. Meşru mirasçılık. Aşikarlık. Ortadalık. Besbelli. Anlaşılır olma.

Blazing : Alevlenme. Alevlenen. Yanan. Keskin. Bariz. Alevlenmiş. Çarpıcı. Gün gibi ortada.

Aboveground : Topraküstü. Toprağın üzerinde olan. Yeryüzünde. Yer düzeyi üstünde. Zemin üstündeki. Yerüstü. Yeryüzündeki. Toprak üstündeki.

Clear : Silmek. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Defolmak. Net. Tahliye etmek. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Bütünüyle. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

In evidence : Apaçık ortada. Ortada. Görülür. Meydanda. Kabul edilen delil. Açıkça. Açık seçik. Kanıtlı bir şekilde. Görünür bir şekilde.

Denotive : Belirtici. İşaret eden. Gösterici. Gösteren. Belirten.

Explicitness : Belirgin olma. Belirsizlikten özgür olma durumu. Açıklık. Kesinlik. Bir kavram ya da anlatımın açıkça anlaşılır ve kavranır olması. Apaçıklık. Sarahat.

 

Bawdies : Müstehcen. Açık saçık. Terbiyesiz. Seksle ilgili. Fuhşiyata dair. Sekse ilgi.

Hardcore : Uç. Ekstrem. Blokaj. Punk rock'dan etkilenerek oluşturulmuş hızlı ritimli müzik türü. Pornonun en üst noktası. Tereddütsüz bir şekilde söz vermiş. Kararlı. Zorluk derecesi. Sabit fikirli. Fazlasıyla adamış.

Graphic : Grafikle gösterilen. Grafikle ilgili. Hat sanatı ile ilgili. Açık ve net. Elyazısı, çizim ya da basım gibi bir süreçle elde edilen bir simge. Grafik ile ilgili. Grafik. Canlı. Çizi. Çarpıcı.

Expressed synonyms : verbalised, apodictic, indicated, kenspeckle, bawdy, clear cut, spoken, apparent, denotative, marked, definite, bare, explicits, blanker, uttered, open, bleakish, clearest, blankest, barest, barer, express, above board, verbalized, distinctive, flagrant, unambiguous, dramatic, aboveboard, hard core, overt, unequivocal, distinct.

Expressed zıt anlamlı kelimeler, Expressed kelime anlamı

Written : Yazıya dökülmüş. Yazılı. Tahriri. Yazılmış.

Equivocal : İki anlama gelebilen. Belirsiz. İki anlamlı. (sözcük) iki anlamlı. Şüpheli. İkianlamlı. İkianlamlılık. Tartışmalı. Lastikli (argo terim).

Covert : Sığınak. Avlak. Saklanılan yer. Kaplama. Kuşlak. Gizli. Saklı. Örtü tüyü. Av kuşlarının saklandığı sık örtü.

Expressed antonyms : inexplicitness, connotative, indefinite, implicit.