Obverses türkçesi Obverses nedir

  • (para) ön yüz.
  • Yüz tarafı.
  • Yüz.
  • Yüz (para, madolyon vb).
  • Ön yüzü (para veya madalyon).
  • Meselenin öbür yanı.
  • Yüzü dönük.
  • Ters önerme.

Obverses ingilizcede ne demek, Obverses nerede nasıl kullanılır?

Obverse : Ön yüzü (para veya madalyon). Ters önerme. Yüz (para, madolyon vb). (para) ön yüz. Yüzü dönük. Yüz. Meselenin öbür yanı. Yüz tarafı.

Obversely : Tersinden. Ters açıdan. Tersine çevirerek.

Obversion : Bir önermeyi tersi yönde ifade etme. Tersine çevirme. Ani değişiklik. Altüst olma.

Obvert : Tersini göstermek. Öbür yanını çevirmek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık).

Obverting : Tersini göstermek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık). Öbür yanını çevirmek.

Obvention : Beklenmedik durum (özellikle beklenmedik ödeme veya ücret). Nadir olan bir şey.

Obverts : Tersini göstermek. Önermeyi tersinden söylemek (mantık). Öbür yanını çevirmek.

İngilizce Obverses Türkçe anlamı, Obverses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obverses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frontispiece : Kitabın başındaki resimli sayfa. (kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa. Kitabın başındaki resimli ve süslü sayfa. Cephe. Binanın yüzü.

Facial : Yüzle ilgili. Yüz (ile ilgili). Cilt bakımı. Yüz bakımı. Yüzeyle ilgili. Yüze ait. Yüz masajı. Veçhi. Yüze ilişkin.

 

Alternative : Almaşık. Öteki. Çare. Varyant. Alternatif. Değişik. Diğer. Başka. Şık. Yerine geçebilen.

Front : Örtübaşı. Cephe. Önyüz. Önde bulunan. Sahnenin seyirciye açılan yanı, cephe. -in karşısında olmak. İle karşı karşıya olmak. Ön. Önle ilgili. Paravana.

Countenance : Yüz vermek. Onama. Teşvik etmek. Müsamaha etmek. Destek. Uygun bulmak. Göz yummak. Tasvip etmek. Onaylamak. Uygun görmek.

Option : Opsiyon. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme. Şık. Bekleme hakkı. Tercih. Seçim. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Seçilen şey. Seçme hakkı. Seçme yetkisi.

Brow : Tepe. Kenar. Kaş. Çehre. Yamaç. Alın.

Features : Yüzün bölümleri (ör. burun, ağız, vb.). Özellikler. Sima. Yüz hatları. Çehre.

Face : Karşı karşıya gelmek. Kaplama yapmak. Göze almak. Dönmek. Şeref. Karşılamak. Sıvamak. Dış görünüş. Çehre. Yüzleşmek.

Obverses synonyms : contrary proposition, cheeking, foreign, frontispieces, facade, inverse proposition, cast of features, obverse, choice, countenances, frontage, cheek, abroad, facials, frontages.

Obverses zıt anlamlı kelimeler, Obverses kelime anlamı

Domestic : Yurt içi. Ehli. Temizlikçi. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Hizmetçi. Aile. Ailevi. Aile ile ilgili. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu. Evine bağlı.

Tail : Kuyruk yapmak. Azalmak. Peşine takılmak. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Yazı. Hazırlama artığı. Gütmek. Kuyruk takmak. Bozuk paranın resimsiz tarafı. Yakından izlemek.

Reverse : Bozmak. Tersyüz etmek. Döndürmek. Geriye doğru döndürmek. Tersine dönmek. Tersine çevirmek. Ters yönde dönmek. Ters yüz etmek. Ters.