Domestic türkçesi Domestic nedir

  • Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm.
  • Aile ile ilgili.
  • Yurt içi.
  • Temizlikçi.
  • Ehli.
  • Evcil.
  • Yerli.
  • İnsanın manevi varlığını oluşturan irade.
  • Evine bağlı.
  • Aile.
  • İç.
  • Hizmetçi.
  • Ailevi.
  • Ev.
  • Eve ait.
  • Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu.

Domestic ile ilgili cümleler

English: I prefer to buy domestic rather than foreign products.
Turkish: Yabancı ürünler yerine yerli ürünler almayı için tercih ederim.

English: I'd rather not do domestic work.
Turkish: Ev işi yapmayı tercih etmiyorum.

English: Everyone has domestic troubles from time to time.
Turkish: Herkesin zaman zaman ailevi sorunları olur.

English: Do you have a cheap flight ticket on a domestic line?
Turkish: İç hatlarda ucuz bir uçak biletiniz var mı?

English: Ali was an expert in domestic abuse.
Turkish: Ali aile içi istismar konusunda uzmandı.

Domestic ingilizcede ne demek, Domestic nerede nasıl kullanılır?

Domestic affairs : İç meseleler. Ev işleri. Aile meseleleri. İç politika. İç sorunlar. İç işleri.

Domestic airline : Sadece bulunduğu ülke sınırları içinde hava taşımacılığı hizmeti veren havayolu şirketi. İç havayolları. Yurtiçi havayolu şirketi.

Domestic animal : Ehli hayvan. Evcil hayvan. Evcil hayvanı. Ürünleri ve hizmetleriyle insana yarar sağlayan, insan çevresinde yaşayan, yabani formlarına göre davranış biçimleri değiştirilmiş ve insan kontrolünde yetiştirilip çoğaltılabilen hayvan.

 

Domestic animals : Ehli hayvanlar geçebilir. Bir ev ortamında yaşayabilen ehlileştirilmiş hayvanlar. Evcil hayvanlar. Ehli hayvanlar.

Domestic applicants : Yerli dilekçiler. Bir ülkenin uyruğu olan dilekçiler.

Domestic consumption : İç tüketim. Bir ülkenin kaynaklarının ve mallarının kullanım oranı. Yurtiçi tüketim.

Domestic crafts : Ev sanatları.

Domestic court : Yerel mahkeme.

Domestic corporation : Milli şirket. Yerli ortaklık. Yurt içi şirket. Yerli şirket. Ulusal yasalara göre kurulan ortaklık.

Domestic bill of exchange : Mahallinde ödenen kambiyo senedi. Yurtiçi poliçe. Mahallinde ödenen kambiyo senedi keşide ve ödeme yeri ayrı olan. Yerinde ödenen kambiyo senedi. Bir ülke içinde çekilen ve aynı ülkede ödenen poliçe.

İngilizce Domestic Türkçe anlamı, Domestic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Domestic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

American indian : Kızılderili. Eskimo.

Cores : Meyve göbeği. Öz. Çekirdek. Dolgu. Göbek.

Cleansers : Sabun. Temizleyici madde. Temizlik maddesi. Temizleme maddesi. Arındırıcı madde. Açmalık. Temizleyici.

 

Kin : Akrabalık. Nesep. Soy. Kohum. Hısım. Soydaş. Akraba. Hısımlık. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk. akrabalık, dirimbilimsel akraba, atasoylu akrabalık.

Domiciling : Oturmak. Yerleştirmek. Ödemek. Mesken vermek. Yerleşmek. Ödemek (poliçe). Konut. Poliçenin ödendiği yer. İkamet ettirmek.

People : Kodak üyeleri. İnsan yerleştirmek. Halk. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). Bir kimsenin yakınları. Millet. Kimse. İnsanlar. Akrabalar.

American indians : Eskimo. Kızılderili. Amerind. Amerikalı kızılderililer. Amerikan yerlileri. Amerika kıtasıyle bu kıtaya bağlı adalarda yaşayan yerlilerin topuna birden verilen ad (bu terim, ingilizce, american ındians'ın (=amerika yerlileri) kısaltılmış biçimidir).

Interior : İnteryor. İçerisi. İç yerler. İç, iç taraf. iç tarafta bulunan. İç dünya. Dahili. Ülke içi. İçten. İç kesim.

Attendant : Mevcut. Görevli memur. Hizmetli. Akıbet. Refakatçi. Görevli. Eşlik eden. Bakıcı. İlişkili. Eşlik eden kimse.

Dwelling : Yapı. Oturma. İkametgah. İkamet. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Mesken.

Domestic synonyms : next of kin, abigail, internal, oldies, family, relations, autochthonous, cleaner, amerind, autochthon, domesticated, autochthones, breast, guts, charwomen, domestica, peopling, domicile, national, diener, families, homebred, amerindians, pet, civiler, municipal, kinfolks, cleaning lady, inner, in, bowels, core, family circle.

Domestic zıt anlamlı kelimeler, Domestic kelime anlamı

International : İnternasyonel. Uluslararası. Milletlerarası. Enternasyonal. Enternasyonel. Devletlerarası. Arsıulusal. Beynelmilel.

Foreign : Yurt dışı. Ecnebi. Yabancı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Dıştan gelme. Ülke dışı. Yabancı madde. Harici. Yabancılık.

Domestic antonyms : undomestic.

Domestic ingilizce tanımı, definition of Domestic

Domestic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who lives in the family of an other, as hired household assistant. A house servant. Relating to home life. As, domestic concerns, life, duties, cares, happiness, worship, servants. Of or pertaining to one`s house or home, or one`s household or family.