Cold blood türkçesi Cold blood nedir

Cold blood ile ilgili cümleler

English: He was shot in cold blood.
Turkish: Soğukkanlılıkla vuruldu.

English: Elizabeth killed Alister in cold blood.
Turkish: Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.

Cold blood ingilizcede ne demek, Cold blood nerede nasıl kullanılır?

Cold : Nezle. Baygın. Sıkıcı. Üşüme. Soğukluk. Kaçınılmaz. Yapmacık. Sakin. Nevazil. İngin.

Blood : Huy. Kan bağı. Akrabalık. Adam öldürme. Yapı. Asalet. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Dem. Kan.

Cold blooded : Duygusuz. Soğukkanlı. Merhametsiz. Acımasız. Vicdansız.

Cold blooded animals : Soğukkanlı hayvanlar. Vücut sıcaklıkları, yaşadıkları ortamın sıcaklığına göre değişen hayvanlar (balıklar, kurbağalar, sürüngenler). poikiloterm, ektoterm.

 

Cold blooded horse breeds : Kuzey batı avrupa’nın soğuk iklimli yerlerindeki at ırkları. Soğukkanlı at ırkları.

Cold blooded murder : Gaddar bir şekilde adam öldürme. Acımasız cinayet. Zalim cinayet. Kötü niyetli öldürme.

In cold blood : Acımasızca. Bile bile. Gözünü kırpmadan. Acımasızca ve kasten. Merhametsizce. Kılı kıpırdamadan. Duygusuzca. Kılını kıpırdatmadan. Soğukkanlılıkla. Mahsus.

İngilizce Cold blood Türkçe anlamı, Cold blood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cold blood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Durity : Katılık. Sertlik. Dayanıklılık.

Levelness : Düzlük. Yüzey düzgünlüğü. Hiza. Yataylık. Düz olma niteliği veya durumu.

Barbarities : Zalimlik. Vahşilik. Medeniyetsizlik. Gaddarlık. Kıyıcılık. Vahşet. Barbarlık. Kabalık.

Composure : Kendine hakimiyet. Rahat. İrade gücü. Ilımlılık. Huzur. Kontrol. İtidal. Dinginlik. Sakinlik.

Aplomb : Özgüven. Kendine güven. Tutarlılık. Dikeylik. Denge. Kendini tutma. Dimdik durma. Kendine fazla güvenme. İrade gücü.

Aplombs : Kendine güvenme. Denge. Kendine güven. Dimdik durma. Kendine fazla güvenme. Tutarlılık. Kendini tutma. İrade gücü. Dikeylik.

Barbarousness : Kabalık. Zalimlik. İğrençlik. Medeniyetsizlik. Vahşilik. Gaddarlık. İlkellik. Barbarlık.

Hardness : Kasvet. İnatçılık. Katılık. Aksilik. Zorluk. Katılık (fiziksel olarak). Cüret. Sağlamlık. Dayanıklılık. Sertlik.

Nervelessness : Sinirli olmama. Güçsüz olma durumu. Kuvvetsizlik. Sinirsizlik durumu. Güçsüzlük. Sakinlik. Korkaklık. Zayıflık. Cesaretsizlik.

 

Atrocities : Gaddarlık. Canavarlık. Vahşet. Pot. Gaf.

Cold blood synonyms : imperturbability, fellness, equal mind, cruelty, cool, bestiality, cruelties, nerve, coolness, barbarity, equanimity, bestialities, calmness, hard heartedness, furiousness, atrocity, flintiness, nonchalance, oxidation, oxidations.