Colophony türkçesi Colophony nedir

Colophony ingilizcede ne demek, Colophony nerede nasıl kullanılır?

Colophon date : Kolofon tarihi. Kitabın yazılması ya da basılması ile ilgili olarak kolofonda verilen tarih.

Colophon : Yayınevi amblemi. Kolofon. Ketebe. Basımcının adını ve tarihini gösteren yazı. Baskı bilgisi. Yazmaların ya da ilk basmaların sonunda yer alan ve yazar, kitap adı, kitap yazarı ya da basarı, basım yeri gibi bilgilerin verildiği bölüm. Kitap baskı özelliklerini açıklayan yazı.

Colophons : Kitap baskı özelliklerini açıklayan yazı. Baskı bilgisi. Ketebe. Yayınevi amblemi.

Colopexy : Kolopeksi. Yineleyen rektum prolapsuslarını önlemek için kalın bağırsağın karın duvarına dikilmesi.

Coloproctitis : Rektum ve kolon iltihabı (tıp veya medikal terimi). Proctocolitis. Kolon ve rektumun yangısı. Koloproktitis.

Scolopendra : Gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, çok bacaklılar (myriapoda) sınıfından, geniş ve yassı vücutlu, hızlı hareket eden, taşların altında yaşayan, keliserinde zehir bezi bulunan, ısıran bir tür. Çıyan.

Scolopendrid : Çıyan. Çok ayaklıların, çevik, etçil, ağılı ve karanlık sever türlerine verilen genel ad. a. bk. kırkayak, kırkayaklar.

İngilizce Colophony Türkçe anlamı, Colophony eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Colophony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Damar : Vernik ve yağlıboya yapmak için kullanılan sert reçine. Kansas eyaletinde şehir. Ağaç reçinesi.

Resin : Bitkilerin doğal yaşamları sırasında üretip gövdelerindekl özel kovuklarda biriktirdikleri ya da yapay olarak üretilen çoğuzlar. Ağaç sakızı. Reçinelemek. Çamsakızı. Ağaç balı. Çam, elma, erik gibi bazı odunlu bitkilerin salgıladıkları katı ya da yarı akışkan, yarı saydam, suda çözülmeyen salgı maddeleri. Suda çözünmeyen, katı veya yarı katı özellikte, şekilsiz, ısıyla yumaklaşan özelliğe sahip, uçucu yağların yükseltgenme ve polimerizasyon ürünü olan, bitkisel kaynaklı veya sentetik olarak üretilebilen sakız benzeri organik madde. Sakız. Bazı odunlu bitkilerin salgıladıkları, katı veya yarı akışkan, yarı saydam, suda çözünmeyen salgı maddeleri. su yumuşatma ve süzme filtrelerinde dolgu maddesi.

Resinous : Resinöz. Reçine özelliğinde olan. Çıralı. Sakızlı. Reçineli.

Rosining : Kalofan. Reçinelemek. Reçine (katı). Reçine sürmek. Kolofan reçine.

Gum : Yapışkan olmak. Lastik. Pıhtılaşmak. Reçine (çam reçinesinden başka herhangi bir). Kauçuk. Çapak. Zamklamak. Kimyasal olarak polisakkarit yapısında, bitkilerden elde edilen koyu kıvamında yapışkan maddelerdir.

Gamboge : Hintzamkı. Sarı boyalı hint zamkı. Katalomba. Gomagota.

Rosin : Kalofan. Reçine (katı). Reçine sürmek. Kolofan reçine. Reçinelemek.

Rosins : Reçine (katı). Kalofan. Kolofan reçine. Reçinelemek. Reçine sürmek.

Resins : Çamsakızı. Sakız.

Colophony synonyms : natural resin.

Colophony ingilizce tanımı, definition of Colophony

Colophony kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Rosin.