Committing türkçesi Committing nedir

Committing ile ilgili cümleler

English: Ali didn't think he was committing a crime.
Turkish: Ali bir suç işlediğini düşünmüyordu.

English: What's his motive for committing murder?
Turkish: Onun cinayeti işleme sebebi nedir?

English: When her husband died, she felt like committing suicide.
Turkish: Onun kocası öldüğünde, içinden intihar etmek geldi.

Committing ingilizcede ne demek, Committing nerede nasıl kullanılır?

Recommitting : Bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek. Yeniden kurula sunmak. Yeniden göndermek. Tekrar yatırmak.

Committable : Hapishaneye veya akıl hastanesine mahkum edilebilen.

Committal : Sevketme. Hapse atma. Cezaevine gönderme. Taahhüt. Teslim etme. Hapse gönderme. Söz. Akıl hastanesine gönderme. Suç işleme. Teslim etmek.

Committal order : Tutuklama belgesi.

Committal service : Gömme. Defnetme.

Committee member : Kurul üyesi. Bir komiteye katılan kişi. Komite üyesi.

Committals : Suç işleme. Teslim etmek. Taahhüt. Sevketme. Teslim etme. Hapse gönderme. Akıl hastanesine gönderme. Hapse atma. Cezaevine gönderme. Söz.

Committee : Komite. Kurul. Yarkurul. Encümen. Komisyon. Bir ortaklığın ya da kurumun yapılacak işlerinnin yönetimi sağlanılmak üzere aralarından seçecekleri sorumlu topluluk. Heyet.

 

Committed : Cezaevine veya akıl hastanesine gönderilmiş. İrtikap edilmiş. Taahhüt edilmiş. Kendini adamış. Yapılan. Mecbur edilmiş. Teslim edişmiş. İşlenmiş.

Committed to memory : Belledi. Ezberledi. Ezbere öğrendi.

İngilizce Committing Türkçe anlamı, Committing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Committing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Activations : Canlandırma. Etkinleşme. Harekete geçirme. Etkinleştirme. Hizmete sokma. Uygulama. Aktifleştirme. Devreye girme. Etkilenim.

Charge with : Görevlendirme, bir işi birisine yükleme, onu bu işi yapmakla zorunlu kılma. İtham etmek. Bir işin veya görevin yürütülmesinden sorumlu olmak. Suç isnat etmek. (bir şeyle) suçlamak. Görevlendirmek. Dava açmak. (bir şeyle) görevlendirmek.

Entrusting : İhale. İşi verme. Bir işi birçok isteklilerin arasından en uygun görülen koşullarla kabullenen kişiye bırakma. Tevdi.

Traveling : Kaydırma. Gezici. Seyyar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hareket halinde. Yolculuk. Yolculuk yapma. Seyahat. İlerleme. Seyahat etme.

Realization : Kavrayış. Gerçekleşme. Nakte çevirme. Gerçeklik kazanma. Farkında olma. Tahakkuk. Paraya çevirme. Teeyyüt. Bir alacak hakkının doğması. Farkına varma.

Commutation : Bir işlemde iki öğenin değişikliğe yol açmadan birbirlerinin yerini alması. Hafifletme ceza. Akım çevirme. Akım düzenleme. Cezayı hafifletme. Değiştirme. Kısa mesafede gidip gelen tren servisi. Yerdeğişim. Cezayı değiştirme.

Employment : İş alma. Meşguliyet. İstihdam. Çalışma. İşe alma. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Uğraş. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. İşlendirme.

 

Devising : Vasiyetle miras bırakma. Bir şeyin olması işi. Düzenleme.

Delivering : Kurtuluş. Özgürleşme. Doğum yapma. Transfer. Devir. Teslim. Nakil. Serbest kalma. Teslimat.

Fulfilment : İcra etme. İcra. Yerine getirme. İkmal. İfa. İçindeki potansiyelini iyi kullanmaktan doğan memnuniyet. Tamamlama.

Committing synonyms : materialization, hypothecation, employments, submittal, ceding, commitment, commitments, commissions, handover, depositions, delegation, achievement, handing over, doing, dedition, travel, eventuation, realizations, cut it out, pledging, anabolism, consignation, actualisation, committal, constructions, construction, acquittal, realisation, carried out, promising, carrying out, committals, effectuation.