Charge with türkçesi Charge with nedir

  • (bir şeyle) görevlendirmek.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • İtham etmek.
  • [#görevlendirme Görevlendirmek].
  • Görevlendirme, bir işi birisine yükleme, onu bu işi yapmakla zorunlu kılma.
  • - için suçlamak.
  • Suç isnat etmek.
  • Görevlendirme.
  • Suçlamak.
  • Bir işin veya görevin yürütülmesinden sorumlu olmak.
  • (bir şeyle) suçlamak.
  • İle itham etmek.
  • İle suçlamak.
  • Dava açmak.

Charge with ingilizcede ne demek, Charge with nerede nasıl kullanılır?

Charge : Yükümlülük. Doldurmak. Suçlama. İtham etmek. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Aydınlatmak. Ödetmek. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Şarj. Taarruz.

With : Li. Birlikte. İle. İle beraber. -e karşın. -la. Yanına. Beraberinde. İle ilgili. -lı.

Charge with murder : Cinayetle suçlamak.

Charge with the body : Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Çarpmak.

Charge a battery : Bir bataryaya enerji vermek. Enerji depolama hücresini yeniden enerji ile yüklemek. Bir bataryayı şarj etmek.

Charge account : Açık hesap. Kredi kartı hesabı. Veresiye hesabı.

İngilizce Charge with Türkçe anlamı, Charge with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Charge with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Censured : Cezalandırmak. Eleştirmek. Azar. Kınamak. Tenkit etmek. Kınama. Tekdir. Sertçe eleştirmek. Tektir etmek.

A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.

Arraign : Mahkemeye vermek. Kusur bulmak. Mahkemeye çağırmak (sanığı).

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Deployed : Dağıtmak. Yayılış. Harekete geçirmek. Uygulamak. Yaymak. Sevk edilmiş (ordu).

A priori theoretical criteria : Öncül kuramsal ölçüt.

Abel blanchard model : A-b modeli. Abel-blanchard modeli.

Activation : Etkinleştirme. Uygulama. Etkilenim. Devreye girme. Hareketlendirme. Aktifleştirme. Hareketlenme. Etkinleşme. Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi.

Complained : Şikayet etmek. Şikayetçi olmak. Sızıldanmak. Ağlamak. Gık demek. Söylenmek. İhbar etmek. Yakınmak. Dertlenmek. Sızlanmak.

Charge with synonyms : accuses, committing, claims, abc method, commissioning, implead, employments, a priori information, commences, assign to, deraign, impeach, designate, impeached, a error, bring a lawsuit, blames, a priori analysis, blame, arraigned, commission, a posteriori analysis, commissions, tax with, impute, a level, assignment, aalens linear regression model, commence, complain, emplead, tasking, cast blame on.