Comparer türkçesi Comparer nedir

  • Karşılaştıran kimse.
  • Kıyaslayan kimse.

Comparer ingilizcede ne demek, Comparer nerede nasıl kullanılır?

Comparers : Kıyaslayan kimse. Karşılaştıran kimse.

Compare file name : Dosya adını karşılaştır.

Compare from : Karşılaştırma yeri.

Compare notes : Nota değişimi. Fikir alışverişinde bulunmak. Yazılı bilgiyi karşılıklı olarak değişmek. Görüş alışverişinde bulunmak.

Compare of volume : Karşılaştırılan birim.

Compare versions : Sürümleri karşılaştır.

Compared : Karşılaştırılan. Benzerlikler ve farklılıklar bulmak için denetlenmiş. Karşılaştırılmış.

Files to compare : Karşılaştırılacak dosyalar.

Compare with : Kıyaslanmak. Kıyaslama yapmak. Mukayese edilmek. Karşılaştırmak.

Compare : Kıyas etmek. Karşılaştırma yapmak. Benzemek. Karşılaştırılmak. Karşılaştırmak. Benzetmek. Oranlamak. Mukayese etmek. Kıyaslamak.

İngilizce Comparer Türkçe anlamı, Comparer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comparer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collator : Dizici. Düzenleyici. Kitapları denetleyen ve karşılaştıran kimse.

Collators : Dizici. Düzenleyici. Kitapları denetleyen ve karşılaştıran kimse.

Go : Olmak. Yok olmak. Canlılık. Sonuçlanmak. Gitme. Devrolunmak. Tükenmek. Hareket etmek. Uymak. İşlemek.

 

Analyze : Tahlil yapmak. Çözümleme. Araştırmak. İncelemek. Tahlil etime, inceleme. Çözümlemek. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz etmek. Analiz yapmak.

Be : Anlamına gelmek. -dır. Olmak. Bulunmak. -dir. Berylliumb (berilyum). -di. Var olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak.

Examine : Yoklamak. Gözden geçirmek. İncelemede bulunmak. İncelemek. Sınamak. Sınavdan geçirmek. Sorgulamak. İrdelemek. Muayene etmek. İmtihan etmek.

Collate : Harman etmek (formaları). Dizmek. Derleyip düzenlemek. Karşılaştırmak (yazı). Düzenlenmiş iki ya da daha çok altkümeden oluşan bir öğeler kümesinin düzenini, her biri başlangıçtaki altkümelerin her birinden gelen genellikle birer, kimileyin daha çok öğe içeren bir ya da bir çok altküme oluşturmak üzere değiştirmek. elde edilen altkümelerin düzenleme ölçütü başlangıçtaki altkümelerinkiyle özdeş olmak zorunda değildir. Harmanlamak. Sıralamak (sayfaları). Toplayarak sıralamak. Karşılaştırmak. Giriştirmek.

Study : Çalışmanın yapısı, yapılan ölçümlerin seçimi ve onların sıklıkları dahil verilerin toplanması olarak özetlenebilen bir çalışma tasarımının istatistiksel yönü. Okumak. Çalışmak (ders). Çalışma. Çalışma yapmak. Öğrenmek. İnceleme. Gayret etmek. İrdelemek. Herhangi bir iş, sanat ya da meslek için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma.

Canvas : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kanaviçe. Branda bezi. Yelken. Dekorda ve perde fonlarında kullanılan kalın bez. Çadır bezi. Tuval. Branda. Kanvaz. Çadır.

 

Analogize : Benzetmek. Kıyaslamak. İki farklı şey arasında benzerlikler bulmak. Karşılaştırmak (ayrıca analogise).

Comparer synonyms : canvass, comparers, analogise, analyse.

Comparer zıt anlamlı kelimeler, Comparer kelime anlamı

Software : Yazılım programı. İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. Bilgisayar programı. Bilgisayar yazılımı. Yazılım programları. Bir bilgi işlem dizgesinin işleyişi ile ilgili bilgisayar izlencelerinin, yordamların, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü. İzlence. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgisayarlı yazılım sistemi. Yazılım.

Dissimilitude : Fark. Benzeşmeme. Başkalık.

Unlikeness : Özdeşmezlik. Benzemeyiş. Benzeşmezlik. Farklılık. Olay, nesne ya da özellikler arasında ayrımlar gözetmeye yarayan ayrıtsal uzaklık. Benzemezlik. Farklı olma durumu.

Comparer ingilizce tanımı, definition of Comparer

Comparer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who compares.