Collators türkçesi Collators nedir

  • Dizici.
  • Düzenleyici.
  • Kitapları denetleyen ve karşılaştıran kimse.
  • Karşılaştıran kimse.

Collators ingilizcede ne demek, Collators nerede nasıl kullanılır?

Collator : Düzenleyici. Kitapları denetleyen ve karşılaştıran kimse. Dizici. Karşılaştıran kimse.

Decollator : Dekolatör. Sayfa ayırıcı.

Collate : Toplayarak sıralamak. Düzenlemek. Harman etmek (formaları). Sıraya koymak. Dizmek. Harmanlamak. Karşılaştırarak okumak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Karşılaştırmak. Karşılaştırmak (yazı).

Collate copies : Kopyaları harmanla.

Collated : Harmanlanmış. Karşılaştırılmış. Karşılaştırarak okumak. Karşılaştırılan. Karşılaştırmak (yazı). Sıralamak (sayfaları).

Collateral : Kolateral. Ek. Maddi teminat. Paralel. Yardımcı. Aynı soydan gelen. Teminat (borca karşı gösterilen ve bir mülk, tahvil, senet vb'ne dayalı). Tamamlayıcı teminat. Bir borç karşılığı verilen özdeksel inanca. borcu karşılamak amacıyla taşınır ve durağan mallar üzerinde yapılan tutulu işlemler. Karşı teminat.

Collateralize : Bir şeyi bir borç karşılığı teminat olarak göstermek (ayrıca 'collateralise'). Teminat göstermek. İpotek tesis etmek. Bir borcu teminat altına almak. Teminat altına almak. Teminat olarak sağlamak. Borcu teminat altına almak.

 

Collateral security : Tamamlayıcı teminat. Karşı teminat. Munzam teminat. Ayni teminat. Borca karşı gösterilen ve bir mülk senet vb'ne dayalı teminat. Bir inancanın yetersizliğinde banka elindeki inancayı güçlendirmek için alınan ek inanca. Karşılıklı teminat. Ek inanca. Ek teminat.

Collateralis : Yan tarafta bulunan. Kollateralis.

Collateral loan : Aynı teminat karşılığı verilen borç. Karşılık teminatlı ikraz. Teminatlı ikraz. Ayni teminat karşılığında verilen borç. Teminatlı borç.

İngilizce Collators Türkçe anlamı, Collators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comparers : Kıyaslayan kimse.

Centralizer : Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey. Merkezleyici. Organizatör.

Coordinating : Dizme. Bağdaştırıcı. Düzenleme. Sıralama. Düzenleyen.

Compensator : Ucaylı ışığın iki birleşeni arasındaki evre kaymasını ölçen aygıt. Mafsallı kompanzatör. Denkleştirgen. Tavizci. Kompansatör. Zamin. Giderici. Dengeleyici.

Sequencer : Olay sıralayıcı. Ardışımlayıcı. Ardıştirici. Sıralayıcı. Bir sırayı kontrol eden ve düzenleyen cihaz. Daha sonra banttan çalmak için mıdı data olarak depolayan ve kaydeden sistem. Proteinlerdeki amino asitlerin dizesine karar vermek için kullanılan enstrüman. Ardıştırıcı.

Designators : İşaretleyici. Belirtici.

Assistant stage manager : Sahne yetkilisinin yardımcısı. çalışmalarda ve gösteriler sırasında oyun düzeni ile saptanmış işleri (oyuncuların girişlerini, müzik, ışıklama repliklerini, dekor değişimini, perdenin açılıp kapanmasını) denetler. aynı zamanda, gerektiğinde, sahne gerisinden uygulayım işliklerine ve giysiliklere bağlantı kurmakla görevlendirilir.

 

Comparer : Kıyaslayan kimse.

Arrangers : Aranjör. Düzenleyen.

Collators synonyms : collator, compositors, designator, compositor, coordinator, centralizers, typesetter, sequencers, setter, coordinators, amender, typesetters, compensators, amenders, arranger.