Compressive stress türkçesi Compressive stress nedir

  • Sıkışım gerginliği.
  • Sıkıştırıcı zorlama.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Basma gerilmesi.
  • Bası gerilmesi.
  • Sıkıştırma gerilimi.
  • Basınç gerilmesi.
  • Basma gerilimi.
  • Uygulandığı bölgede bir yoğunluk değişimi verecek biçimde yönelmiş, birim yüzeye etkiyen kuvvet.

Compressive stress ingilizcede ne demek, Compressive stress nerede nasıl kullanılır?

Compressive : Basınçlı. Basmaya ilişkin. Kompresif. Sıkıştırıcı veya sıkıştırma eğiliminde olan. Sıkıştıran. Baskılı. Sıkıştırıcı. Bastıran.

Stress : Bir nesneye etkiyen yamrultucu kuvvet. Zorlama. Fizik, gramer, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Germek. Konuşma sırasında kelimedeki bir heceyi diğerlerine göre daha yüksek bir ses tonuyla, daha baskılı bir şekilde söyleme. vurgunun kelime vurgusu, cümle vurgusu, anlam vurgusu ve ünlem vurgusu gibi türleri vardır. bunlara bk. Sıkıştırmak. Önem. Önemle belirtmek. Üzerinde durmak. Sıkıntı.

Compressive force : Sıkıştırıcı kuvvet. Basınç kuvveti. İtme kuvveti.

Compressive load : Sıkışma yükü. Basınç yükü. Sıkıştırıcı yük.

Compressive optic neuropathy : Optik kanalın üstten ve alttan yassılaşması sonucu görme sinirlerinin basınç altında kalmasıyla oluşan sinir zedelenmesi. buzağı ve domuzlarda a vitamini yetersizliğine bağlı olarak biçimlenir. Kompresif optik nöropati.

 

Compressive shrinkage : Kompresif çektirme. Sıkıştırmalı çektirme.

İngilizce Compressive stress Türkçe anlamı, Compressive stress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compressive stress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute magnitude : Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Absorption loss : Absorpsiyon kaybı. Soğurma kaybı. Soğurum yitimi. Emme kaybı. Emme yitmesi. Emme yitiği. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür.

Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurma cihazı. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre. Soğurumölçer.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

 

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Compression stress : Basınç gerilimi. Sıkışma gerilmesi. Sıkışma baskısı.

Absorptivity : Emme sığası. Emicilik. Emme yetkesi. Emebilirlik. Yutma katsayısı. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurganlık. Soğurabilirlik. Yutuculuk.

Compressive stress synonyms : abcoulomb, acoustic absorptivity, abampere, absolute units, absorption band, accelerometer, absolute zero.