Concrescent türkçesi Concrescent nedir

  • Birleşmek üzere olan.
  • Birleşme.
  • Parçaların eklenmesiyle büyüyen.

Concrescent ingilizcede ne demek, Concrescent nerede nasıl kullanılır?

Concrescence : Konkresans. Beraber yürüme (biyoloji terimi). Birleşme.

Concrescences : Beraber yürüme (biyoloji terimi). Birleşme. Konkresans.

İngilizce Concrescent Türkçe anlamı, Concrescent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concrescent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assn : Şirket. İşbirliği. Örgütlenme. Ortaklık. Birlik. Kurum.

Coalitions : Koalisyon. Ortakyönetim. Karma hükümet. İttifak. Güç birliği. Geçici birleşme.

Amalgamation : Katılma. Alaşım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bütünleştirme. Karışım. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Şirketlerin birleşmesi. Füzyon.

Adjunction : Bitiştirme. Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer). Katma. Yeni düğüm yaratma. Ek. Bir şeye ilave.

Coalescence : Kaynaşma. İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları. Bütünleşme.

Alliances : Anlaşma. Dünürlük. Antlaşma. Bağ. Birlik. İttifak. Akrabalık. Pakt.

 

Associations : Dernekler. İlişkiler. Dernek. İştirak. Ortaklık. Arkadaşlık. Akla getirme. İşbirliği. Çağrıştırma.

Association : Bir kelimenin anlam, şekil ve ses yakınlığı yoluyla başka kelimelerle kurduğu bağlantılar: ağaç, kıraç, tokaç; gelen, gören, bilen; ağırbaşlılık, ciddiyet, ciddilik, resmilik, oturaklılık vb. bk. çağrışım ilişkileri. Aynı ekolojik ortamı işgal eden aynı ya da farklı türdeki bitkilerden oluşan topluluk. Düşünsel olarak bir araya getirme. Çıkarıma yordamlarda başvurulan, açık ya da örtük anlatımlı simge ya da uyaranlar aracılığıyla örtük eğilim, tutum ya da beklentileri bilinç düzeyine çıkarmaya yarayan yol. Akla getirme. Toplaşım. Ortaklık. Arkadaşlık. Ekonomik ya da yasaların yasaklamadığı diğer konularda kurulmuş olan örgüt. Ocak.

Cohesion : Tutarlık. Bir özdeğin moleküllerini bir arada tutan çekim kuvveti. Yapışma. Bir topluluk ya da kümeyi oluşturan bireyler arasındaki -bütünlüğü sağlayan-güçlü bağlılık. İltisak. İçyapişkanlık. Bağıntı. Bağlaşma. Özdeş özdecikler arasındaki çekim kuvvetinden kaynaklanan topaklaşım. Uyum içinde olma.

Absorbation : İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması.

Concrescent synonyms : cohesions, coalescent, bond, alliance, associativity, amalgamations, coalition.