Conditioners türkçesi Conditioners nedir

  • Şekillendirici.
  • Saç için kullanılan saç kremi (dolaşıklıkları giderir, parlak, vs. yapar).

Conditioners ingilizcede ne demek, Conditioners nerede nasıl kullanılır?

Air conditioner : İklimleme cihazı. İklimlemeyi sağlayan aygıt ve düzen. Havalandırma tesisatı. Klima cihazı. Klima. Klima sistemi. Havalandırma tertibatı. İstenilen iklim koşullarını yaratan aygıt. İklimleme aygıtı. Binitlerde sıcaklık ve nem oranını düzenleyen, temiz hava sağlayan aygıt.

Hair conditioner : Saç kremi. Saç şekillendirici.

Natural conditioner : Doğal saç kremi. Doğal malzemelerden yapılan ve saçı güçlendirmek için kullanılan madde.

Conditioner : Düzeltici. Saç için kullanılan saç kremi (dolaşıklıkları giderir, parlak, vs. yapar). Koşullandırıcı. Karışma bölgesi. Dinlenme bölgesi. Şartlandırıcı. Şekillendirici. Uygun duruma getirici.

Conditioned : Uygun durumda. İyi durumda. Alışmış. Uygun durumlu. Şartlı. Şartlara dayalı. Alıştırılmış. Uygun bir duruma getirilmiş. Koşullu. Şarta bağlı.

Conditioned loop : İyileştirilmiş döngü telefon. İyileştirilmiş döngü.

Conditioned reflex : Koşullu reflex. Canlı örgenliğin belli uyarımlara karşı göstermek üzere yaşam süreci içinde kazandığı ve beyin korteksinde geçici bağlantıların oluşmasıyla gelişen tepke biçimi. Biyoloji, sosyoloji alanlarında kullanılır. Koşullu tepke. Şartlı refleks. Şartlanma ile oluşan ve genellikle doğal olmayan bir uyarı ile görülen refleks.

 

Conditioned response : Şartlı tepki. Koşullu tepki. Şartlı refleks.

Ill conditioned : Öfkeli. Sinirli. Kötü durumda.

Air conditioned hall : İklimlendirilmiş salon. Klima tarafından soğutulan salon.

İngilizce Conditioners Türkçe anlamı, Conditioners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conditioners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coach : Çalıştırmak. Eğitmek. Antrenman yaptırmak. Çalıştırıcı. Özel ders vermek. Antrenör. Otobüs. Yolcu vagonu. Koçluk yapmak. Antrenörlük yapmak.

Mouldered : Çürümek. Biçimlendirici. Ufalanmak. Çürütmek. Dökülmek. Dökmeci. Kalıplayıcı. Kalıpçı.

Shaping machine : Metal veya tahtaya şekil vermek için kullanılan alet. Planya makinesi. Planya tezgahı. Biçimlendirme makinası. Freze makinesi.

Mouldering : Çürümek. Kalıpçı. Dökülmek. Çürütmek. Biçimlendirici. Kalıplayıcı. Ufalanmak. Dökmeci.

Manager : Yarış yöneticisi. Bir sanatçı veya spor takımının işlerini yöneten kimse. Manajer. Menejer. Müdür. Yarışların istenilen düzene uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olan yönetici. İşletmeci. Yönetmen. Yönetici. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır.

Moulders : Kalıplayıcı. Ufalanmak. Kalıpçı. Biçimlendirici. Dökülmek. Dökmeci. Çürümek. Çürütmek.

Molder : Kalıpçı. Biçimlendirici. Çürümek. Çürütmek. Dökülmek. Dökmeci. Kalıplayıcı. Ufalanmak.

 

Conditioner : Dinlenme bölgesi. Karışma bölgesi. Koşullandırıcı. Uygun duruma getirici. Şartlandırıcı. Düzeltici.

Handler : İşleyici. Hayvan terbiyecisi.

Moldering : Dökmeci. Çürütmek. Kalıplayıcı. Çürümek. Biçimlendirici. Kalıpçı. Ufalanmak. Dökülmek.

Conditioners synonyms : cardiopulmonary exercise, molders, moulder, moldered.

Conditioners zıt anlamlı kelimeler, Conditioners kelime anlamı

Unconditioned : Doğuştan. Bütünlemeye kalmamış. Doğuştan olan. İçgüdüsel. Doğal. Mutlak. Şartsız. Koşulsuz.

Unfit : Uymaz. Uygun olmayan. Yetersiz yapmak. Elverişsiz hale getirmek. Uygunsuz. Sağlık açısından uygun olmayan. İşe yaramaz hale getirmek. Yetersiz. Birleştirilmemiş. Elverişsiz.