Condyle türkçesi Condyle nedir

Condyle ingilizcede ne demek, Condyle nerede nasıl kullanılır?

Occipital condyle : Memelilerin ve iki yaşamlıların kafatasının arkasında, omurganın atlas kemiğine bağlı düğme şeklindeki iki çıkıntısı. Oksipital kondil.

Condyles : Kemik ucu yumrusu. Kemik ucu. Eklem bacaklıların eklemleri arasındaki uygun yüzeyler. Lokma. Kondil. Kondiles. Eklem yumrusu. Yuvarlak eklem çıkıntısı.

Epicondyle : Ön kol kemiğinin (pazı kemiği) sonunda oval çıkıntı (anatomi terimi). Epikondil.

Condyl : Lokma. Kondil.

Condylar : Kondil gibi (yuvarlak kemik çıkıntısı). Kondil biçiminde. Kondil ile ilgili.

Condylus humeri : Kol kemiği lokması, humerus lokması. kol kemiğinin alt ucunda, yan ve orta iki adet eklem lokması. ikisi humerus makarasını oluştururlar. Kondilus humeri.

Condyloma acuminatum : Kondiloma akuminata. Genital bölgede oluşan bir lezyon.

Fossa condylica dorsalis : Condylus occipitalis'in tabanının dorsalinde bulunan çukur, fossa kondilika dorsalis. Lokma üst çukuru. Fossa kondilika dorsalis.

Condyloma : Anüs civarında oluşan şişlikler. Kondilomlar. Genital siğil. Kondilom. Küçük siğile benzeyen çıkıntı (genellikle genital bölgeye yakın). Kondllom. Genital siğiller.

 

Condylus occipitalis : Kondilus oksipitalis. Os occipitale’nin pars lateralis bölümünde, for. magnum’u yanlardan sınırlandıran, atlasla eklemleşerek başı omurgaya bağlayan ve eklem kıkırdağıyla kaplı olan lokma biçimindeki çıkıntılar, kondilus oksipitalis. Art kafa lokması.

İngilizce Condyle Türkçe anlamı, Condyle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condyle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outgrowth : Gelişen şey. Doğal bir gelişme. Çıkıntı. Filiz. Fazla büyüme. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal. Büyüyen. Akıbet. Fazlalık. Dal.

Chews : Tütün çiğnemek. Kurmak. Gevelemek. Çiğneme. Kafa yormak. Düşünmek. Çiğnemek. Düşünüp taşınma. Derin derin düşünmek.

Chew : Kafa yormak. Çiğneme. Düşünüp taşınma. Kurmak. Derin derin düşünmek. Çiğnemek. Tütün çiğnemek. Düşünmek. Tütün parçası.

Morsel : Zerre. Ufak parça. Parça.

Doughnut : Gözleme. Pislik. Tatlı çörek. Lokma benzeri tatlı. Halka. Halka şeklinde. Halka şeklinde gözleme. Donat. Lokma benzeri bir tür tatlı.

Gobbets : Parça (et).

Die : Gebermek. Ölmek. Canı çıkmak. Sıkıntıdan ölmek. Yivaçarın diş açan parçası. Kandilin yağı tükenmek. Oyun zarı. Sönmek (ateş). Metal kalıp. Dünyaya gözlerini kapamak.

Bite : Yakmak (soğuk). Acıtmak. (böcek) sokmak. Kavramak. Isırmak. Aşındırmak. Oltaya gelmek. Sızlamak. Acımak. Sokmak.

Os : İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Os karpi intermediyum. Os lentikulare. Orta kulak kemikçiklerinden birisi. Os pnömatikum. Delik. Os kuboideum. Os kuneiforme intermediolaterale. Ayak bilek kemiklerinin alt sırasında, os tarsale ıı ve ıv arasındaki kemik, os kuneiforme laterale. Os lunatum.

 

Condyles : Eklem bacaklıların eklemleri arasındaki uygun yüzeyler. Kondiles.

Condyle synonyms : condyloid process, mandibular condyle, medial condyle, condylar process, lateral condyle, bits, donut, gobbet, bolus, epiphysis, donuts, process, bone, condyl, appendage, bit.

Condyle ingilizce tanımı, definition of Condyle

Condyle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bony prominence. Sometimes applied also to a concave articular surface. Particularly, an eminence at the end of a bone bearing a rounded articular surface.