Confiscations türkçesi Confiscations nedir

Confiscations ingilizcede ne demek, Confiscations nerede nasıl kullanılır?

Confiscation : Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zorla alma. İstimlak. Toplama (yasaklanmış şeyi). Kişi mallarına hükümetçe el konulması. Zorlaalım. Mala el koyma. El koyma. Zoralım. Zapt.

Confiscating : Haczetmek. Kamulaştırmak. Kanunen el koymak. İstimlak etmek.

Confiscate : Kamulaştırmak. Müsadere etmek. Zaptetmek. Kanunen el koymak. Haczetmek. El koymak (mala). İstimlak etmek. Toplamak (yasaklanmış şeyi). El koymak. Ele geçirmek.

Confiscated : Haczedilmiş. El konulan. Elinden alınmış olan (mülkiyet, para, vs.). Kanunen al konulan. Tahsis edilmiş. Müsadere edilmiş.

Confiscates : Zaptetmek. Haciz koymak. Toplamak (yasaklanmış şeyi). Haczetmek. Kamulaştırmak. İstimlak etmek. El koymak (mala). Kanunen el koymak. Ele geçirmek. El koymak.

Confiscator : Haciz koyan kimse. Rehin amacıyla başkasına ait malı hapseden kimse. Yasal bir hakkı kaldıran kimse. Ele geçiren veya el koyan kimse. Haciz koyan.

Confiscators : Haciz koyan. Yasal bir hakkı kaldıran kimse. Ele geçiren veya el koyan kimse. Rehin amacıyla başkasına ait malı hapseden kimse. Haciz koyan kimse.

Confiscatory : İnsafsız. Müsadere ile ilgili. El koyar gibi. Haydut gibi. Acımasız.

 

İngilizce Confiscations Türkçe anlamı, Confiscations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confiscations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impressments : Alıkoyma (insan mülk vs). El koyma.

Sequestration : El koyma. Ayrılma. Ayırma. Zapt. Sekuestrasyon. Ayrı tutma. Sekestrasyon. Malarya gibi parazitlerle enfekte alyuvarların kılcal damarlarda kalması durumu.

Sequesters : Ayırmak. Müsadere etme. El koymak. Ayrı tutmak. Haczetmek. Tecrit etmek. İnziva.

Expropriating : Malına el koymak. İstimlak etmek. Kamulaştırmak.

Confiscation : Kişi mallarına hükümetçe el konulması. El koyma. Zapt. Toplama (yasaklanmış şeyi). Zoralım. Mülkiyet konusu olan bir mal ya da hakkın devlet tarafından zorla alınması. Mala el koyma. Zorlaalım. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Garnishments : Mir mahkeme kararı. Süs. Çağrı. Ödeme emri. İhbarname. Maaş haczi. Mahkeme emri. Mahkeme ilamı. Ücret haczi.

Distress : Istırap vermek. Üzmek. Sıkıntıya sokmak. Tehlike. Sıkıntı vermek. Haczetmek. Izdırap. Dert. Acı. Sıkıntı.

Arrogation : Haksız maletme. Kendine maletme. Reşit olanın evlat edinilmesi. Haksız iddia. Reşit birinin evlat edinilmesi.

Nationalization : Millileştirme. Devletleştirme. Bir ülkede yabancılara ait bir şirket veya taşınmazın hükümet tarafından bedeli ödenip satın alınarak devlet mülkiyetine geçirilmesi. krş. kamulaştırma. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özel iyelikteki ekonomik girişimlerin ya da toprak gibi bir doğal kaynağın, iyeliğinin ve yönetiminin, siyasal, ekonomik ve toplumsal nedenlerle devlet iyeliğine alınarak, toplumun yararına sunulması işlemi. ikinci dünya savaşı'ndan sonra ingiltere'de, daha sonra da kimi sosyalist ülkelerde görüldüğü gibi, bir ülkede toprağın bireysel iyelik konusu olmaktan çıkarılması. Yabancı yönetimi altındaki kurumların ulusal yönetim altına sokulması, yabancı anamalının işletme ve girişimlerinin (özel ya da kamusal) ulusal işletme ve girişimlere dönüştürülmesi. Ulusallaştırma.

 

Impoundment : Kuşatma. El koyma. Tutma. Hapsetme. Zaptetme. Haczetme. Kapatılma. Tutulmuş su (baraj vb ile). Sınırlama.

Confiscations synonyms : embargo, levying, annexations, expropriation in the public interest, condemnation, attachment, sequestrations, extent, compulsory purchase, eminent domain, impoundments, distrain, attachments, enacting, nationalizations, annexation, impoundage, impressment, expropriation, divesture, levies, nationalisation, condemnations, levy, garnishment, distraint, expropriations, nationalisations, seizure, sequester, lien.