Conifers türkçesi Conifers nedir

  • Çıplaktohumlulardan, köknarlar ve servigiller gibi, bütün yıl yeşil kalan, iğneyapraklı ve kozalaklı ağaç ya da ağaççıklara verilen genel ad.
  • Bazı üyeleri fosil olmuş, erkek ve dişi kozalakları ayrı olan, genelde iğne yapraklı ağaçsı bitkiler.
  • Kozalaklı ağaçlar.
  • Kozalaklı ağaç.
  • Kozalaklılar.
  • Coniferales.
  • Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır.

Conifers ingilizcede ne demek, Conifers nerede nasıl kullanılır?

Epitheliocytus conifer : Koni hücresi. Gözde retinada bulunan ve apikal kısımları koni biçiminde olan ışığa duyarlı fotoreseptörik hücre. üç ayrı tipi bulunan koni hücreleri kırmızı, yeşil ve mavi renk ayrımlarını gerçekleştirirler.

Conifer : Kozalaklı ağaç.

Coniferin : Koniferin. Koniferin. Koni ferin.

Coniferous : İğne yapraklı. İğneyapraklı. Kozalak veren. Kozalaklı.

Coniferous tree : İbreli ağaç. Kozalakgiller familyasına ait olan yaprak dökmeyen kozalaklı ağaç. İğne yapraklı ağaç.

Iconify : Simge durumuna küçültmek. (bilgisayar) bir pencereyi simge durumuna küçültmek.

Conic surface : Konik yüzey.

Conic helix : Konik helezon. Konik helis. Konik helezon.

Falconiformes : Kartallar. Gündüz yırtıcıları.

Ciconiformes : Leyleksiler.

İngilizce Conifers Türkçe anlamı, Conifers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Conifers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acknowledge : Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. Tanımak. Alındığını bildirmek. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). Kabullenmek. Teslim etmek. İtiraf etmek. Alındılamak. Onaylamak. Kabul etmek.

Softwood : Tahtası yumuşak ağaçlar. Çam. Yumuşak kereste. Yumuşak odun. Yumuşak ağaç.

Fink : Ajan. Sevilmeyen kimse. Muhbir. Grev kırıcı işçi. Gammazcı. İspiyoncu. Polis ajanı. Alçak kimse.

Concede : Kabul etmek. Kabullenmek. Teslim etmek. İtiraf etmek. Vermek. Kabul etmek zorunda kalmak. Bahşetmek. Ödün vermek. Bağışlamak. Bırakmak.

Squeal : Ötme. Cırlama. Gammazlık etmek. Cıyaklama. Bağrışmak. Gıcırdamak. İspiyon. Ciyaklamak. Bağırışma. Tiz ses çıkarmak.

Admit : Teslim etmek. İtiraf etmek. Almak. Girmesine izin vermek. İzin vermek. Olanak tanımak. İçeriye almak. Meydan vermek. Kabul etmek. İçeri almak.

Softwoods : Yumuşak odun. Tahtası yumuşak ağaçlar. Çam. Yumuşak kereste. Yumuşak ağaç.

Make a clean breast of : Suçunu vb kabul etmek. İçini dökmek. Her şeyi itiraf etmek. İtiraf etmek.

Profess : Açıklamak. Taslamak. Öğretmek. Açıkça söylemek. Meslek icra etmek. Profesörlük yapmak. İcra etmek (meslek). Savlamak. Yapmak. İtiraf etmek.

Conifers synonyms : own up, fess up, conifer.

Conifers zıt anlamlı kelimeler, Conifers kelime anlamı

Deny : Nasip etmemek. Yalanlamak. Yadsımak. Danmak. Yoksun bırakmak. İnkar etmek. Yoksamak. Mahrum etmek. Kaçınmak. Tanımamak.