Connector türkçesi Connector nedir

  • Konvektör.
  • Bağlantı parçası.
  • Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır.
  • Konektör.
  • Bağlayan kişi ve şey.
  • Con.
  • Bağlantı aparatı.
  • Priz.
  • Bağlantı elemanı.
  • İletkenler arasında elektriksel bağıntıyı sağlayan gereç.
  • Bağlaç.
  • Rakor.
  • Başka bir yerde sürecek bir akış çizgisi'ndeki kesilmeyi gösteren bir akış çizeneği simgesi.
  • Ara parça.
  • Bağlayıcı.

Connector ingilizcede ne demek, Connector nerede nasıl kullanılır?

Connector symbol : Bağlaç simgesi.

Bnc connector : Lokal alan ağlarında kullanılan bağlayıcı. Bnc konektör. Bnc bağlayıcısı. Tak çevir bağlayıcı. Bnc bağlayıcı. Tak çevir bağlayıcısı.

Cable connector : Kablo bağlantısı. Kablo konnektörü.

Cell connector : (akü) eleman köprüsü. Eleman köprüsü. Akımsaklarda iki bölme arasında elektriksel bağı sağlayan iletken. Köprü. Bölme köprüsü.

Coaxial connector : Eşeksenel bağlaç. Eşeksenli kablo konnektörü. Eşeksenli bağlayıcı. Eş-eksenel bağlaç.

Video connector : Video bağlayıcı.

Male connector : Erkek uçlu bağlayıcı. Erkek bağlantı elemanı.

Disconnector : Horoz mandalı. Seksiyoner. Ayırma şalteri. Ayırıcı.

Off page connector : Sayfa dışı bağlacı. Sayfa dışı bağlayıcısı.

Din connector : Dın bağlayıcı. Bir klavyenin 5-pinli bağlayıcısı.

 

İngilizce Connector Türkçe anlamı, Connector eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Connector ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Power point : Çıngı prizi. Güç noktası.

Yoke : Boyunduruğu altına almak. Bağlanmak. Birlikte çalışmak. Hayvana boyunduruk geçirmek. Boyunduruğa koşmak. Boyunduruğa koşulmuş çift hayvan. Boyunduruk. Boyunduruk geçirmek. Boyunduruğa vurmak. Koşmak.

Connecters : Birleştiren veya bağlayan kimse veya bir şey.

Bindery : Ciltevi. Cilt evi. Birleştirme. Mücellithane. Ciltçi. Birleştirici.

Switch plug : Anahtar pimi. Anahtarlı priz.

Earth : Güneş dizgesinde, güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Doğa. Örtmek. Yeryuvarlağı. Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen. Yerküre. Zemin. Topraklama hattı. (bitki kökünü) toprakla örtmek. Hayvan ini.

Copulative : Bağlayan. Koşaç. Birleştiren. Çiftleşme ile ilgili. Sevişme. Haber edatı.

Instrumentation : Aygıt kullanma. Aletlerle iş yapma. Alet düzeni. Aletler. Orkestrasyon. Kontrol aygıtları yerleştirilmesi. Enstrümantasyon. Aygıtlama. Araçlama. Araçlar.

Telephone circuit : Telefon devresi. Alısün devresi. Telefon hattı.

Bridge tap : Hat çıkması. Aldı. Hat prizi.

Connector synonyms : pipe union, pipe coupling, phone line, receptacle, telephone line, binderies, receptacles, socket, line, bonder, sleeve, jack, connecting, studs, coilers, connecter, power socket, electric outlet, connecting piece, bounding, slip ring, conjunctive, jumper, binding agent, convector, stiffening, affixion, wall plug, sleeve coupling, outlet, bonders, affixation, subscriber line.

Connector ingilizce tanımı, definition of Connector

Connector kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, connects.