Cell connector türkçesi Cell connector nedir

  • Köprü.
  • Akımsaklarda iki bölme arasında elektriksel bağı sağlayan iletken.
  • Bölme köprüsü.
  • Eleman köprüsü.
  • (akü) eleman köprüsü.

Cell connector ingilizcede ne demek, Cell connector nerede nasıl kullanılır?

Cell : Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Göz. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Bir dağılım çizelgesinde bir sıranın bir dikeçle kesiştiği yer ya da iki değişkenin karşılıklı değerlerinin belirlendiği altbölüm. bk. çizelge. Pil. Hücre. Küçük oda. Gözcük. Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri.

Connector : Rakor. Konektör. Konvektör. Bağlaç. İletkenler arasında elektriksel bağıntıyı sağlayan gereç. Con. Bağlayan kişi ve şey. Bağlantı aparatı. Priz. Bağlayıcı.

Cell address : Bir elektrik devresindeki bir hücrenin yerini belirleyen bir harf ve bir sayı kombinasyonu. Hücre adresi.

Cell adhesion molecules : Hücre adhezyon molekülleri.

Cell anus : Kimi tek hücrelilerde besin artıklarının hücreden atıldığı açıklık, sitopig. Hücre anüsü.

Cell battery : Pil.

İngilizce Cell connector Türkçe anlamı, Cell connector eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cell connector ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Navigating bridge : Kaptan köşkü. Gemide dümen kullanma platformu. Köprü üstü.

Diplexers : Düpleksör. Çiftleyici.

Crossover : Genetik değişim. Boru atlaması. Kutrani makas. Geçiş yeri. Arkuruşmak. Aşma deveboynu. Aşma. Geçit. Modemsiz kablo.

Walk over : Kolayca kazanmak. Kötü davranmak. Yargıyla kazanma. Yürüyerek dolaşmak. Kolay kazanmak. Katlanmak. Kolayca galip olmak. Eziyet etmek.

James whistler : (1834-1903) amerikalı yazar ve sanatçı. Kapı aralığı gravürleri yaratıcısı ve düşman edinmenin ince sanatı yazarı.

Pons : Beyincik ve soğan iliğini asıl beyine bağlayan sinir lifleri. Köprü doku. İki organı birbirine bağlayan bağ. Varoli köprüsü.

Ligament : Bağ doku. Bağ. Kemik bağ dokusu. Kiriş. Ligament. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı, ligament. Lıgament. Bağdoku.

Viaduct : Karayolu köprüsü. Vadi gibi çukurluk bir alan üzerinden kara veya demiryolunu geçiren ayaklı köprü. Asma yol. Viyadük. Aşıt. Kara köprü.

Hyperlink : Bir hipermetin belgesinin bir kullanıcıyı başka bir hipermetin belgesine yönlendiren bölümü (bilgisayar). Hiper bağ. Bağ. Üst bağ. Ortam ötesi bağ.

Diplexer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çiftleyici. Düpleksör. Verici bir yayaçla ortak bir besleme kablosu ve dalgalıktan yararlanan resim ve ses vericilerinin çıkışlarının bağlandığı aygıt. alıcı dalgalıklarda iki dalgalığı ortak bir iniş kablosuna bağlayan aygıt. ortak dalgalıklarda bu dalgalığın çıkışını değişik almaçların girişlerine dağıtan aygıt.

Cell connector synonyms : crossovers, truss bridge, bridge, hyperlinks, bridges.