Consist of türkçesi Consist of nedir

  • -den meydana gelmek.
  • Bağlı olmak.
  • - den olmak.
  • Kapsamak.
  • Saymak.
  • -den ibaret olmak.
  • Mürekkep olmak.
  • Dayanmak.
  • Teşekkül etmek.
  • Meydana gelmek.
  • Oluşmak.
  • -den oluşmak.
  • İbaret olmak.

Consist of ile ilgili cümleler

English: What should a healthy breakfast consist of?
Turkish: Sağlıklı bir kahvaltı neyden oluşmalı.

English: Genes consist of a specific sequence of DNA.
Turkish: Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.

English: A compound word consist of two smaller words.
Turkish: Bir bileşik kelime iki küçük kelimeden oluşur.

Consist of ingilizcede ne demek, Consist of nerede nasıl kullanılır?

Consist : Oluşmak. Teşekkül etmek. Meydana gelmek. Var olmak. Bileşmek. -den meydana gelmek. Mürekkep olmak. İbaret olmak. Uymak. Dayanmak.

Of : -nin. Den. Nin. Yüzünden. Karşı. -nın. Li. İle ilgili. -li. -in.

To consist of : -dan oluşmak. -dan yapılmış olmak. -dan meydana gelmek.

Consist in : İçine almak. Oluşmak. Bağlı olmak. Dayanmak. İbaret olmak.

Consisted : Meydana gelmek. Oluşan. Var olmak. Dayanmak. Oluşmak. Oluşmuş. Uymak. İbaret olmak.

Consistence : Koyuluk. Tutarlılık. Kıvam. Kararlılık. Bkz.consistency. Yoğunluk. Tutarlık. Uyum. Katılık. Sabitlik.

İngilizce Consist of Türkçe anlamı, Consist of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consist of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blankets : Battaniye ile zıplatmak. Örtmek. Örtbas etmek. Susturmak. Battaniye ile örtmek. Engel olmak. Battaniyeye sarmak.

Be predicated on : Dayalı olmak. -in üzerine kurulmuş olmak.

Be contingent upon : -ması şartına bağlı olmak. Bağımlı olmak. -e göre değişmek. Bel bağlamak. -e bağlı olmak.

Adhering : Bağlı kalmak. Üyesi olmak. İltihak etmek. Bitiştirmek. Katılmak. Girmek. Yapışmak. Bağlanmak.

Consisted : Var olmak. Oluşan. Oluşmuş. Uymak.

Abide : Durmak. Sadik kalmak. Çıdamak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Beklemek. Sakin olmak. Tahammül etmek. Uymak. Kalmak.

Blanket : Sarıp sarmalamak. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Üretken bölge. Sınırsız. Örtbas etmek. Örtmek. Battaniye. Battaniye ile örtmek.

Compassing : Bir konuyu kavramak. Sarmak. Pusula. Başarmak. Gizli plan kurmak. Çevirmek. Çevrelemek. Erişmek. Kuşatmak.

Take shape : Şekil almak. Biçim almak. Esas şeklini almaya başlamak. Biçimlenmek. Biçimlenmeye başlamak. Şekillenmek. Gerçekleşmek. İşler yoluna girmek.

Consist of synonyms : compose of, blanketed, comprehending, consisting, comprehend, emanate, come into being, appertains, comprise of, comprising, compass, cleave, betided, classing, comprehends, class, become of, begun, come about, arose, consisting of, calculate, adhere, consist in, count in, result from, account, bound up with, consist, come to pass, come off, begin, count down.