Consol türkçesi Consol nedir

  • Geri ödeme tarihi bulunmayan.
  • Konsol radyo farı.

Consol ile ilgili cümleler

English: Ali is consoling Mary.
Turkish: Ali Mary'yi teselli ediyor.

English: Have you ever consoled a friend?
Turkish: Hiç bir arkadaşı teselli ettin mi?

English: I consoled him with his favorite food.
Turkish: Onu en sevdiği yemekle teselli ettim.

English: I didn't win, but at least I got a consolation prize.
Turkish: Kazanamadım ama en azından bir teselli ödülü aldım.

English: Avoid prolonged use of the console. To help prevent eye strain, take a break of about 15 minutes during every hour of play.
Turkish: Kumanda panelinin uzun süreli kullanımdan kaçının. Göz yorgunluğunu önlemek için, oyunun her saati boyunca yaklaşık 15 dakikalık bir mola verin.

Consol ingilizcede ne demek, Consol nerede nasıl kullanılır?

Consolable : Tesellisi mümkün.

Consolation : Avunç. Teselli eden şey. Teselli. Avuntu. Avunma.

Consolation goal : Teselli golü. Şeref sayısı. Şeref golü.

Consolation prize : Teselli mükafatı. Teselli ikramiyesi. Teselli ödülü.

Consolations : Teselli eden şey. Avunç. Avunma. Avuntu. Teselli.

Consolatory : Avutucu. Avutma olarak. Teselli edici.

Console bracet : Raf dayanağı. Rafı yerinde tutan destek.

Console oneself : Kendini avutmak. Kendisini avutmak. Avunmak. Teselli bulmak.

 

Console debugging : Konsolla hatadan arındırma. Konsoldan hatadan arındırma.

Console input : Konsoldan giriş.

İngilizce Consol Türkçe anlamı, Consol eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consol ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enquire : Soru sormak. Sormak. Soruşturmak.

Conquer : Fethetmek. Elde etmek. Almak. Kazanmak. Başarmak. Yenmek. Galebe çalmak. Zapt etmek. Zaptetmek. Zafer kazanmak.

Ask : Aranmak. Soru sormak. Hak etmek. Sormak. Dilemek. İstemek. İstirham etmek. Talep etmek. Kaşınmak. Davet etmek.

Confine : Hasretmek. Toplamak. Kapatmak. Sınırlandırmak. Kısıtlamak. Hapsetmek. Tutmak. Tahdit etmek. Kapamak. Sınırlamak.

Deny : Nasip etmemek. İnkar etmek. Mahrum etmek. Danmak. Esirgemek. Reddetmek. Yoksamak. Yoksun bırakmak. Yadsımak. Kaçınmak.

Restrain : Bastırmak. Hapsetmek. Tutmak. Alıkoymak. Ankre etmek. Yasaklamak. Dizginlemek. Frenlemek. Sınırlamak. Baskı altında tutmak.

Inhibit : Dizginlemek. İnhibe etmek. Yasaklamak. Ketlemek. Durdurmak. Önlemek. Engel teşkil etmek. Ket vurmak. Tutmak. Kısıtlamak.

Hold back : Tutmak. Kendini tutmak. Geri tutma. Çekinmek. Durdurmak. Gizli tutmak. Tedbirli olmak. Zapt etmek. Saklamak. Zaptetmek.

Contain : Frenlemek. Sınırlamak. Eşit olmak. İçine almak. Kapsamak. Çevirmek. Almak. Bastırmak. İçermek. İhtiva etmek.

Stamp down : Ezmek.

Consol synonyms : hold, check, moderate, counteract, countercheck, limit, inquire, trammel, suppress, mortify, catch, crucify, confer with, abnegate, bound, subdue, keep, throttle, thermostat, hold in, train, bate, keep back, restrict, curb, damp.

Consol zıt anlamlı kelimeler, Consol kelime anlamı

 

Derestrict : Hız yasağını kaldırmak. Sınırlamayı kaldırmak. Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak.

Hot : Radyoaktif. Heyecanlı. Seksi. Yeni. Ateşli. İletken. Sıcak. Şiddetli. Yüksek düzeyli radyoaktiflik. Şehvetli.

Warm : Kızdırmak. Kızmak. Isınmak. Samimi. Sıcak tutan. Isınma. Canlı. Sıcacık. Ilık. Candan.

Consol ingilizce tanımı, definition of Consol

Consol kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A consolidated annuity ([Bakınız: Consols]). Chiefly in combination or attributively.