Inhibit türkçesi Inhibit nedir

Inhibit ile ilgili cümleler

English: Social media may be inhibiting the ability of young people to communicate verbally.
Turkish: Sosyal medya gençlerin sözel iletişim becerilerini kısıtlıyor olabilir.

English: Tom lies without any inhibition.
Turkish: Tom, hiç çekinmeden yalan söyler.

Inhibit ingilizcede ne demek, Inhibit nerede nasıl kullanılır?

Inhibit pulse : Ketleme vurumu.

Inhibit signal : Önleme işareti. Ketleme sinyali.

Inhibit winding : Ketleme sargısı.

Inhibited : Çekingenlik yaşayan. Tutulmuş. Utangaç. Utangaçlık yaşayan (psikoloji terimi). Önlenmiş. Zapt edilmiş. Yasaklanmış. Duygularını pek dışa vuramayan. Yasaklanan. Çekingen.

Inhibiter : Engelleyici. Bastıran kimse veya şey. Tutan. Engelleyen kimse veya şey. Önleyen. Zapt eden.

Inhibitor : Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Önleyici. Durdurucu. Bir faliyeti veya olayı kontrol eden veya önleyen madde, inhibitör. Geciktirici. Tezgenin çalışmasını önleyerek, tepkime hızını azaltan katışkı. Yavaşlatıcı. İnhibitör. Engelleyici. Menetme.

Inhibiting : Tutan. Engelleyici. Bastırıcı. Önleyici. Engelleyen. Zapt edici.

 

Ace inhibitor : Ace inhibitörleri. Angiotensin converting enzyme inhibitor (anjiyotensin enzim inhibitörü). Ace inhibitörü. Ace inhibitör. Anjiyotensinin enzime dönüşmesini engelleyen kan basıncını düşüren ilaç grubu (tıp veya medikal terimi). Anjiyotensin dönüştürücü enzim baskılayıcısı. Anjiyotensin ı’i, güçlü bir damar daraltıcı etkiye sahip madde olan anjiyotensin ıı’ye dönüştüren enzimi engelleyen madde.

Inhibitory postsynaptic potential : İnhibitör postsinaptik potansiyeli. Baskılayıcı postsinaptik potansiyel.

Inhibitors : Engelleyiciler. Önleyici. Silaj inhibitörleri. Silajda katkı maddesi olarak kullanılan ve formik asit gibi endüstriyel asitlerin genel adı. Durdurucu.

İngilizce Inhibit Türkçe anlamı, Inhibit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inhibit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choke back : Vazgeçirmek. Frenlemek. Bastırmak. (sinirini vb) kontrol altında tutmak. Zapt etmek. Kısmak. (sinirini vb) bastırmak. Kontrol etmek.

Criminalised : Suçlu muamelesi görmüş. İllegal ilan etmek. Suçlu ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Suça itilmiş. Yasadışı olarak duyurmak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Suçlu muamelesi yapmak. Yasadışı yapmak.

Capture : Çekim alanına almak. Esir alma. Aynen almak. Yakalamak. Zaptetmek. Kapma. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Zoralım. Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç.

Restrain : Bastırmak. Baskı altında tutmak. Zapt etmek. Ankre etmek. Alıkoymak. Frenlemek. Sınırlamak.

 

Circumscribing : Çemberlemek. Çemberleme. Daire içine alma. Sınırlama. Sınırlamak. Daire içine almak. Etrafını çizmek. Kısıtlama. Etrafını çizme.

Restrains : Baskı altında tutmak. Sınırlamak. Zapt etmek. Frenlemek. Ankre etmek. Zaptetmek. Bastırmak.

Book up : Ayırmak. Rezerve etmek.

Aborting : Başarısızlıkla sonuçlanmak. Gelişememek. Düşük yapmak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. İptal etmek. Durduruluyor. Çocuk düşürmek.

Constrict : Sıkmak. Boğaz. Büzmek. Sıkıştırmak. Sıkıştırmak (elbise vb). Kısmak. Büzme. Daraltmak. Baskı yapmak.

Keep a tight rein on : Kontrol altında tutmak. Ensesinde boza pişirmek. Sıkı denetlemek.

Inhibit synonyms : blink away, confine, circumvents, criminalise, balks, handicaps, burke, hush up, avoid, avoided, circumscribe, bar, abolishes, baulks, bespeaking, circumscribes, subdue, smother, bring short, frustrates, call off, counter to, anathematizes, balking, quash, hamshackle, hold, bridling, bridled, balk, avoids, affects, abort.

Inhibit zıt anlamlı kelimeler, Inhibit kelime anlamı

Louden : Yükselmek. Yükseltmek. Yükselmek (ses vb).

Inhibit ingilizce tanımı, definition of Inhibit

Inhibit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To hinder. To check. To restrain. To hold back.