Constables türkçesi Constables nedir

  • Polis memuru (ingiliz ingilizcesi).
  • Zabıtalar.

Constables ingilizcede ne demek, Constables nerede nasıl kullanılır?

Constabless : Zabıtalar.

Chief constable : Emniyet müdürü.

Constable : Yüksek memur. Polis. New york eyaletinde yerleşim yeri. Polis memuru. Taşra polisi. Polis memuru (ingiliz ingilizcesi). Sakçı memuru. Emniyet mensubu. Polis memuru (brit).

Constabularies : Polisin yetki alanı. Zabıta. Polis teşkilatı. Jandarma. Polis örgütü.

Constabulary : Polis örgütü. Sakçı örgütü. Polis teşkilatı. Zabıta. Polisin yetki alanı. Jandarma.

Constant angle arch : Sabit açılı kemer.

Constance : Batı avrupa'da bir göl. Batı almanya'da bir şehir. Bir kadın adı.

Constant cost : Üretimin arttırılmasına karşılık belirli koşullara göre aynı durumda kalan tümdeğer. Sabit maliyet. Sabit masraf. Durağan tümdeğer.

Constant acceleration : Durgan ivme. Sabit ivme.

Constancy : Ara kararı. Tutarlılık. Vefa. Azim. Direşim. Bağlılık. Sabitlik. Sadakat. Metanet.

İngilizce Constables Türkçe anlamı, Constables eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constables ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lawman : Kanunu uygulatan kimse (polis, şerif, vs.). Hukuk adamı. Hukuk temsilcisi. Kanun adamı.

 

Policeman : Polis. Asker karınca. Sakçı memuru. Polis memuru. Zabıta memuru. Polis (memuru). Zaptiye.

Law officer : Hukuk subayı. Adalet bakanı. Hukuk danışmanı. Kanun sözcüsü. Başsavcı. Savcı. Müddeiumumi.

Police officer : Sakçı memuru. Polis. Zabıta memuru. Temizlik subayı. Polis memuru.

Officer : Yetkili. Makam sahibi. Komuta etmek. İdare etmek. Memur. Subayları atamak. Sağlık memuru. Subay. Polis memuru. Görevli.

Constables synonyms : police constable, peace officer, constabless.