Policeman türkçesi Policeman nedir

  • Polis.
  • Zabıta memuru.
  • Asker karınca.
  • Zaptiye.
  • Sakçı memuru.
  • Polis (memuru).
  • Polis memuru.

Policeman ile ilgili cümleler

English: A policeman came up to him.
Turkish: Bir polis ona doğru geldi.

English: A policeman is outside.
Turkish: Bir polis dışarıda.

English: A policeman came up to me.
Turkish: Bir polis bana geldi.

English: A policeman asked the girls if the car was theirs.
Turkish: Bir polis, kızlara arabanın onlara ait olup olmadığını sordu.

English: A Californian policeman pulled a car over and spoke to the driver.
Turkish: Bir Kaliforniya polisi bir arabayı kenara çekti ve sürücüyle konuştu.

Policeman ingilizcede ne demek, Policeman nerede nasıl kullanılır?

Military policeman : Askeri inzibat. İnzibat. Askeri inzibat memuru. İnzibat eri.

Mounted policeman : Atlı polis.

Sleeping policeman : (argo) uyuyan polis memuru. Bir yolda sürücülerin hızlarını yavaşlatmaları için yapılmış tümsek.

Traffic policeman : Trafik polisi. Görevi trafik kurallarına uyulup uyulmadığını kontrol etmek olan polis memuru.

Undercover policeman : Gizli polis işlerini yapabilmek için mesleğini gizleyen polis. Gizli polis. Sivil polis.

Police college : Sakçı koleji. Polis koleji.

Police court magistrate : Sulh hakimi. Önyargıç.

Police officer : Sakçı memuru. Temizlik subayı. Polis memuru. Polis. Zabıta memuru.

 

Police force : Polis kuvveti. Güvenlik kuvvetleri. Polis gücü. Kolluk kuvveti. Polis kuruluş.

Police office : Karakol. Emniyet müdürlüğü.

İngilizce Policeman Türkçe anlamı, Policeman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Policeman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flatfeet : Aynasız. Düztaban.

Army ant : Diğer böcekler ile beslenen ısıtan tropikal karınca. Karınca ordusu.

Mountie : Kanada'da atlı polis. Atlı polis (kanada).

Tec : Dedektif.

State trooper : Eyalet polisi.

Dibbles : Fide kazığı ile tohum ekmek. Plantuvar. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Fidan dikmek.

Superintendent : Kontrolör. Polis şefi (amerikan ingilizcesi). Yönetici. İçişleri başı. Denetmen. Başkomiser (ingiliz ingilizcesi). Şef. Müfettiş. Kapıcı. Okul yapılarının, kuruluşlarının ve eşyasının iyi korunması, düzen ve temizliği gibi okulun bütün bakım işlerinin düzenlenmesi ve yürütülmesinden sorumlu olan kimse.

Officered : Makam sahibi. Subayları atamak. Sağlık memuru. Görevli. Subay. Komuta etmek. İdare etmek. Yetkili. Memur.

Traffic cop : Trafik polisi.

Dibble : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Fidan dikmek. Plantuvar. Fide kazığı ile tohum ekmek.

Policeman synonyms : motorcycle cop, police captain, police matron, motorcycle policeman, speed cop, police detective, police constable, police chief, peace officer, gendarme, cops, police officer, zaptiah, bluebottles, plod, coppers, law officer, feds, trooper, bulling, constable, copped, constabulary, bull, cop, plods, gendarmes, law, inspector, deputy, officers, fuzz, bulled.

Policeman ingilizce tanımı, definition of Policeman

Policeman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A constable. A member of a body of police.