Consultancy türkçesi Consultancy nedir

Consultancy ingilizcede ne demek, Consultancy nerede nasıl kullanılır?

Investment consultancy : Yatırım danışmanlığı. Bireysel müşterilerine mali yatırımlarına ilişkin hedeflerini belirlemede yardımcı olan, bu çerçevede ayrıntılı bilgiler içeren raporlar hazırlayarak ve yatırım seçenekleri oluşturarak onları yönlendiren gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan etkinlik.

Consultancies : Konsültasyon. Danışmanlık görevi. Danışman pozisyonu. Meşveret. Müşavirlik. Belli bir konuyu tartışmak için yapılan toplantı. Danışmanlık.

Consultant : Uzman. Bazı film ya da televizyon izlencelerinde, uzmanlık isteyen konularda bilgisine başvurulan kimse. Müşavir. Danışman doktor. Uzman doktor. Bilirkişi. Başhekim. Konsültan. Belirli bir konuda bilgi ve uzmanlık sahibi olan, bilgi ve görüşlerinden yararlanmak üzere görevlendirilen kişi. Danışman.

Consultants : Danışman. Mütehassıs. Danışmanlar. Uzman doktor.

Beauty consultant : Güzellik uzmanı. Güzellik danışmanı. İnsanlara görünümlerini nasıl geliştirebilecekleriyle ilgili tavsiye veren kimse.

Tax consultant : Vergi müşaviri.

 

Business consultant : İşle alakalı konularda diğerlerine tavsiyeler veren kimse. Danışman. İşletme danışmanı.

Sub consultant : Taşeron müşavir.

Consultation hours : Muayene saati.

Security consultant : Alarm sistemleri ve hırsızlığı önleme konularında tavsiyeler veren ve danışmanlık sağlayan kimse. Güvelik danışmanı. Güvenlik danışmanı.

İngilizce Consultancy Türkçe anlamı, Consultancy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consultancy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counseling : Rehberlik. Danışma. Tavsiye edici. Öğüt verici.

Consulting : Danışman. Danışman olan. Danışmanlık yapan. Oturum kümeleri yordamında, bireylerin özçözümlemelerine dayanan bir gözlem koşulunda görüşmeciye bir danışman işlevi yükleyen görüşme. Danışma.

Assessorship : Değerleyenin mevkisi. Değerleyenin mevkii.

Practice : İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri. Adet edinmek. Pratik yapmak. Gerçekleştirmek. Alıştırma. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları. Alışkanlık haline getirmek. Uygulmak. Etmek. Yapmak.

Consultations : Danışma. Muayene. Yapılan danışmalar.

Conferring : Bağış. Danışma. Görüşme. Kurul.

Consultation : Muayene. Müzakere. Baş vurma. Görüşme yöntemi. Müşavere. Danışma. İstişare. Danışık. Geneş.

Counselling : Rehberlik. Tavsiye etme. Danışma.

Consultancy synonyms : consultancies, medical consultation, advisement, concultation.