Contagiousness türkçesi Contagiousness nedir
- Bulaşıcılık (hastalık gibi).
- Kontajiyozite.
- Bulaşıcı olma niteliği.
- Bulaşıcılık.
Contagiousness ingilizcede ne demek, Contagiousness nerede nasıl kullanılır?
Contagious agalactia : Süt kesen hastalığı. Bulaşıcı agalaksi veya süt kesen hastalığı. Bulaşıcı agalaksi. Süt sekresyonunun az olması veya hiç olmaması, agalaksi. koyun ve keçilerde süt salgısının durması, konjuktivitis, keratitis, eklem yangısı, topallık ve gebe koyunlarda yavru atma gibi belirtilerle seyreden, mycoplasma agalactiaenın neden olduğu enfeksiyöz bir hastalık, bulaşıcı agalaksi, kontagiyöz agalaksi, epizootik artritis, hlk. yel, sola, bozca, süt gitginliği.
Contagious caprine pleuropneumonia : Bulaşıcı keçi ciğer ağrısı. Bulaşıcı keçi plöropnömonisi. Plöropnömoni kontagiyoza kapri. Keçilerde üç farklı mycoplasma türü tarafından oluşturulabilen, şiddetli fibrinli veya fibrinonekrotik pnömoni ile birlikte seröz-fibrinli plöritis ve fibrinli perikardilisle belirgin bulaşıcı enfeksiyöz hastalık, bulaşıcı keçi ciğer ağrısı, bulaşıcı keçi plöropnömonisi hlk. karasalgın, karasalkım, keçibaş, keçikıran. seyrek olarak öldürücü septisemi veya selülitise neden olur. Keçi ciğer ağrısı.
Contagious catarh : Kanatlı nezlesi. Bulaşıcı burun akıntısı.
Contagious diseae : Kontagiyöz hastalık. Bulaşıcı hastalık. temas yoluyla bulaşabilen hastalık.
Contagious disease : Bulaşıcı hastalık. Temas ile yayılabilen hastalık.
I have a contagious disease : Bulaşıcı bir hastalığım var.
Contagious ecthyma : Kontagiyöz ektima. Bulaşıcı ektima. Koyun ve keçilerin dil, diş eti, damak, dudak, meme, yüz ve ayaklarda, seyrek olarak yemek borusu ve ön midelerde üremeli değişimler, dikensi tabakadaki epitel hücrelerinde sitoplazmik inklüzyonlarla belirgin, insanlara da bulaşabilen poxviridae ailesinde yer alan parapoksvirüsün neden olduğu bir hastalığı, bulaşıcı püstüler dermatitis, enfeksiyöz dudak dermatitisi, orf, kabuklu ağız, kontagiyöz ektima.
Contagious pustular dermatitis : Bulaşıcı ektima. Bulaşıcı püstüler dermatitis.
Contagious epithelioma : Kanatlı çiçeği. Bulaşıcı epitelyom.
Contagious : Bulaşıcı. Yayılan. Hastalık bulaştıran. Mikroplu. (hastalık) temasla geçen. İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. Bulaşıcı hastalığı bulunan. Zehirli. Salgın.
İngilizce Contagiousness Türkçe anlamı, Contagiousness eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contagiousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contiguity : Kontiguite. Bitişiklik. Yakınlık. Kavuşma. Komşuluk. Birleşme. Temas.
Nearness : Cimrilik. Yakınlık.
Adjacency : Bitişiklik. Civar. Yakınlık. Yanyanalık. Bitişik olma. Komşuluk.
Communicableness : Söylenebilirlik. İletilebilirlik. Konuşkanlık. İletişim kurma isteği. Bildirilebilme. İfade edilebilirlik.
Infectiousness : İnfeksiyözlük. Enfeksiyozite. Etkileme.
Closeness : Yakınlık. Gizlilik. Havasızlık. Sıklık. Cimrilik. Sıkışıklık. Tahminde yakınlık. Darlık. Sıkılık. Kapalılık.
Contagiousness zıt anlamlı kelimeler, Contagiousness kelime anlamı
Farness : Uzaklık. Mesafelilik. Çok uzakta olma durumu.
Contagiousness ingilizce tanımı, definition of Contagiousness
Contagiousness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Quality of being contagious.

Bu kısımda Contagiousness kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contagiousness ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contagiousness anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contagiousness ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.