Contests türkçesi Contests nedir

Contests ile ilgili cümleler

English: They believed it necessary to have great contests every four years.
Turkish: Onlar her dört yılda bir büyük yarışmaların olması gerektiğine inanıyorlardı.

Contests ingilizcede ne demek, Contests nerede nasıl kullanılır?

Contest a seat : Seçime aday olmak. Adaylığını koymak.

Contest an election : Adaylığını koymak.

Beauty contest : Güzellik yarışması.

Close contest : Dişe diş kapışma.

Design contest : Tasarım yarışması. Kentlerin ve kasabaların düzentasarlarının hazırlanmasında en iyi öneriyi elde edebilmek ve kentbilimin gelişmesini, bu alandaki uzmanların yetişmesini özendirmek amacıyla, yetkili kamu kuruluşlarınca açılan ulusal ya da uluslararası nitelikteki yarışma. Yarışma.

Contestability : Rekabetçi olma. Rekabet edebilirlik. Çekişmelilik.

Contestable : Su götürür. Çekişmeli. Karşı çıkılabilir. Şüpheli. Tartışılabilir. Tartışmaya açılabilir. İtiraz edilebilir.

Field of contest : Er meydanı.

Contestably : Tartışarak. Şüpheli bir şekilde. Meydan okunabilir bir şekilde. Çekişmeli bir şekilde.

Contest : Rekabet etmek. Çekişmek. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak. Mücadele. Yarışmak. Karşı koymak. İnkar. Münakaşa. Doğruluğu hakkında tartışmak. İtiraz etmek.

 

İngilizce Contests Türkçe anlamı, Contests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Import : İthal. Belirtmek. Getirtmek. İthal etmek. İfade etmek. İçeri aktarmak. Etkilemek. İthal malı. Dışalım.

Athletics : Atletizm. Atletizm yarışları. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi alıştırma ile yarışları kapsayan spor çalışmalarının genel adı. Sporculuk.

Nonsense : Fasa fiso. Saçmalık. Fasafiso. Hava gazı. Anlamsız. Lakırdı. Ivır zıvır. Safsata. Anlamsız söz. Saçma.

Emulates : Özenmek. Başkasından iyi yapmak. Benzerini veya daha iyisini yapmaya çalışmak. Taklit etmeye çalışmak. Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Öykünmek. Benzemeye çalışmak. İmrenmek.

Arguing : Savunmak. İkna etmek. Göstergesi olmak. Münakaşa etmek. İddia etmek. Tartışmak. Karşı gelmek. Belli etmek. İspatı olmak.

Humour : Komiklik. Alttan almak. Huy. Mizah. Hoşuna gitmek. Eğlendirmek. Suyuna gitmek. Memnun etmek. Ayak uydurmak. Kaprisine boyun eğmek.

Shocker : Elektroşok cihazı. Katlanılmaz kimse. Çekilmez tip. En kötü örnek. Heyecanlı roman. Sarsan şey. Heyecanlı hikaye. İnsanı şoke eden şey. Değersiz kitaplar.

Meaninglessness : Manasızlık. Anlamsızlık.

Challenges : Meydan okumak. Düelloya davet etmek. Hiçe saymak. Zorluklar. Kafa tutmak (argo terim). Reddetmek (hakim veya jüriyi). Havlamaya başlamak. Boy ölçüşmek. Tartışmak (doğruluğunu).

 

Info : Bilgi. Haber. Bilgi için.

Contests synonyms : social event, spelling contest, promotional material, athletic competition, athletic contest, nonsensicality, topic, theme, race, compete, opinion, commendation, postulation, dogfight, tale, communication, argue, bicker, subject matter, emulating, counteract, commitment, hokum, garbage, story, statement, drivel, interpolation, confronts, antagonise, argufy, offer, dedication.

Contests zıt anlamlı kelimeler, Contests kelime anlamı

Approval : Resmi izin. Uygun bulma. Onaylama. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onay. Tasvip. Onama.

Disapproval : Kınama. Kabul etmeme. Uygun görmeme onaylamama. Beğenmeme. Onaylamama. Uygun görmeme. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Ayıplama. İtiraz.

Deny : Nasip etmemek. Esirgemek. Kaçınmak. Tanımamak. Yadsımak. Yoksamak. İnkar etmek. Yoksun bırakmak. Yalanlamak. Reddetmek.