Challenges türkçesi Challenges nedir

  • Meydan okumak.
  • Tartışmak (doğruluğunu).
  • Boy ölçüşmek.
  • Zorluklar.
  • Davet etmek (düello).
  • İtiraz etmek.
  • Havlamaya başlamak.
  • Hiçe saymak.
  • Düelloya davet etmek.
  • Reddetmek (hakim veya jüriyi).
  • Kafa tutmak (argo terim).

Challenges ile ilgili cümleler

English: Ali faces many new challenges.
Turkish: Ali birçok yeni sorunlarla karşı karşıyadır.

English: The French government has launched an online game that challenges taxpayers to balance the national budget.
Turkish: Fransız hükümeti, ulusal bütçeyi vergi mükelleflerinin dengelemesi için meydan okuyan online bir oyunu piyasaya sürdü.

English: There were many challenges.
Turkish: Birçok zorluklar vardı.

English: There are challenges.
Turkish: Zorluklar var.

English: I like challenges.
Turkish: Zorlukları severim.

Challenges ingilizcede ne demek, Challenges nerede nasıl kullanılır?

Challenge a judge for bias : Taraf tutan yargıca itiraz etmek.

Challenge cup : Çalenç kupası.

Challenge match : Çalenç. Çelenç.

Challenge trophy : Çalenç.

Answer a challenge : Cesarete karşılık vermek. Zorlu işi üstlenmek. Meydan okumayı kabul etmek.

Let somebody pass unchallenged : Kimlik sormadan geçmesine izin vermek.

Challenge : Zorlu iş veya görev. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Kafa tutmak (argo terim). Meydan okuma. Tartışmak (doğruluğunu). Düelloya davet etmek. Havlamaya başlamak. Meydan okumak. İtiraz etmek.

 

Let something pass unchallenged : Göz yummak. Ses çıkarmamak.

Challengeable : Meydan okunabilir. İtiraz edilir.

Challengers : Meydan okuyan. Girişken. Meydan okuyan kimse. Mücadeleye davet eden kişi. Meydan okuyucu.

İngilizce Challenges Türkçe anlamı, Challenges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Challenges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Throw down the gauntlet : Alnını karışlamak. Hodri meydan demek. Savaşmaya ya da düelloya davet etmek.

Situation : Yağday. Durum. Hal. Ekmek kapısı. Şartlar. Mevki. İş. Halet. Vazife.

Dare : Cesaret etmek. Hodri meydan demek. Riske girmek. Yürekli olma. Cesaretlendirmek. Kalkışmak. Kafa tutmak. Zorlamak.

Bearding : Sakal. Sakalından tutmak. Kılçık. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Püskül. Karşı gelmek. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Başak dikeni.

Braves : Kızılderili savaşçılar. Kızılderili savaşçı. Cesaretle karşılamak. Göğüs germek. Görkemli. Bahadır. Yiğit. Cesaret göstermek. Cesur.

Impugn : Dil uzatmak. Aleyhinde olmak. Kuşkulanmak. Karşı olmak. Yalanlamak. Şüphe etmek. Yalancı çıkarmak.

Slighted : İhmal etmek. Önemsememek. Az. Adam yerine koymamak. Hakaret etmek. Hafife almak. Küçümsemek. Hafif. Saygısızlık etmek.

Rigours : Güçlükler.

Taking on : Heyecanlanmak. Üstlenmek. (biriyle) boy ölçüşmek. Uğraşmak (biriyle). Almak (işe). Kapışmak. Takınmak. Görev vermek. Almak (taşıt kargoyu veya yolcuyu).

 

Challenges synonyms : counterchallenge, call one's bluff, break a lance with, throw down the glove, fling down the glove, slighter, kick in the teeth, pay no attention, argue against, rigors, stimulate, braved, vied, beard, contesting, set at nought, defies, remand, contests, compete with, set at naught, fly in the face of, disregards, oppugn, challenge, state of affairs, argue against something, appeal, defy, buck, litigate, contested, bid.

Challenges zıt anlamlı kelimeler, Challenges kelime anlamı

Start : İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Başlama. Başlatmak.

Friend : Can. Yoldaş. Yardımcı. Yaren. Destek. Ahbap. Arkadaş. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Dost. Tanıdık.