Taking on türkçesi Taking on nedir

Taking on ile ilgili cümleler

English: How many suitcases are you taking on your trip?
Turkish: Gezinde kaç tane valiz alıyorsun?

English: Tom's boat sprung a leak and started taking on water.
Turkish: Tom'un teknesi sızdırmaya ve su almaya başladı.

Taking on ingilizcede ne demek, Taking on nerede nasıl kullanılır?

Taking : Ele geçirme. Alış. Heyecan. Çevirim. Çalkalanma. Çekici. Sallanma. Alma. Telaş. Sari.

On : Giyilmiş. Üzerinde. Civarında. Yönünde. E doğru. Esnasında. Olmakta olan. Makbul. Devrede.

Taking a bath : Banyo yapmak. Yıkanmak.

Taking a breath : Nefes alma.

Taking a long time : Uzun süren.

Taking a position : Pozisyon alan. Bir ihtilafın hangi tarafında olduğuna karar veren.

İngilizce Taking on Türkçe anlamı, Taking on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taking on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tell off : Paylamak. Ağzının payını vermek. Oymak. Ağızlarının payını vermek. Sayıp ayırmak. Yüzüne vurmak. İş vermek. Azarlamak. Abırlamaq.

 

Approached : Yanaşmak. Temasta bulunmak. Görüşmek. Koyulmak. Yaklaşmak. Çok benzemek. Girişmek. Andırmak. Yaklaşım. Yaklaşma.

Bear : Taşımak. Doğurmak. Değmek. Dişini sıkmak. Yakışık almak. Vurguncu. Uygun olmak. Aklında olmak. Getirmek. Vermek.

Approximating : Andıran. Benzeyen. Andırmak. Benzeme. Andırma. Benzetme. Yaklaşmak.

Flushes : Coşturmak. Uçmak. Boşlukları doldurup sıvamak. Düzlemek. Yüzü kızarmak. Kaçırmak (kuş). Kanatlanıp uçmak. Fışkırmak. Heyecanlandırmak. Yüzü kızartmak.

Fall out : Külahları değişmek. Kavga etmek. Dışarıya düşmek. Eksilmek. Ortaya çıkmak. Dökülmek. Dışarıya çıkmak. Araları açılmak. Sıradan çıkmak. Tartışmak.

Assign : Göreve seçmek. Vermek. Havale etmek. Ferağ etmek. Hamletmek. Ayırmak. Belirlemek. Tahsis etmek.

Approximates : Yaklaşık olmak. Yaklaşık. Çok yaklaşmak. Yaklaşmak. Andırmak. -e yakın olmak. Tahmin etmek. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Yaklaştırmak.

Assimilates : Benimsemek. Sindirmek. Özümsenmek. Benzetmek. Özümlemek. Hazmetmek. Benimsenmek. Özümsemek. Uydurmak.

Taking on synonyms : assign a task, be excited, flap, claws, take over, putons, pick on, flurrying, flaps, be in vogue, pin on, match, endued, challenges, be stuck with, accoutered, bears, chicken out, accouter, break a lance with, accoutering, fall foul, support, shouldered, bear resemblance to, wear, be the wear, claw, wore, accept, quarrel, approximate, bustle.